Genel

Yazamıyor

ABD’de yaşanan yaftalama, iftira olaylarına sessiz kalmayıp, gerçekleri yazan medya varken; Türkiye’de ise sarayın dışında hareket eden gazeteci kovuluyor, aç bırakılıyor ve yetmiyor tutuklanıyor.

Günlerdir Amerika Birleşik Devletleri’nin(ABD) başkanlık seçimlerini takip ediyorduk. Seçimleri başarılı yürüten Amerika, içişlerindeki kızışmayı da kontrol ediyordu.

Bir seçim, ne kadar demokratik yollarla ilerlerse, ülkenin refahı aslında o kadar iyi bir ivme kazanır. Bu sebeple demokrasinin iyi işlendiği ülkelerden biri haline gelen ABD’deki medya organları, sadece gerçekliği bağımsız bir yolla iletmeyi seçmişti. Bu ilk değil elbette.

Türkiye, hiçbir zaman böylesi demokratik bir yapıya erişemediği için, ister istemez kıskanıyor, şaşkınlık içinde izliyoruz. Seçimlerimizde iktidarın baskısı, iftiraları, kabul etmediği adayları ve adayın seçmenlerini ‘Zillet‘ diye yaftaladığı bir süreci de gördük.

Başkanlık seçimleri ABD’de ilerlerken, ABD’nin ve diğer uluslararası medyanın çabası, faaliyeti de bir o kadar yarış içindeydi. Ellerindeki verileri ve ulaştıkları verileri; bir şekilde kamuoyuna ulaştırma gayreti içindeydiler. Çünkü gazetecilik faaliyetinin ilkelerine göre hareket ediliyordu. Uluslararası medyanın da görmediği, görmek istemediği şeyler var elbette. Burasını ayrı bir yerde tartabiliriz.

Türkiye’de durum farklıydı

Bir dönem başkanlık yapan ve 45’inci ABD Başkanı Donalt Trump, seçimleri sürekli kendi lehine çekmeye çalıştı, demokratları ‘hırsızlık’ ile suçladı, rakibi Joe Biden’i seçimi usulsüzlük ile sürdürdüğünü belirtti.

Trump, bu girişimlerle kendini yalnız bıraktı; sağa sola sataştı.

Seçimi demokratik yollarla sürdürmesi gerektiğini biliyordu; lâkin sürekli bir yerlere çamur atıp, izini bırakmaya çalışan yapısı olduğunu da biliyordu ABD’nin eski Başkanı Trump. Ama onun tek isteği, kaybetse de, kavgayı bırakmamak, vazgeçmemekti. Danışıklı dövüşmek gibi. Türkiye’de gerçekleşen her şey; ABD’de Trump aracılığıyla gerçekleşti. Adeta Amerika, Büyük Türkiye olma yoluna girmişti. Oysaki Türkiye, büyük Amerika olmak istiyordu.

Trump’ın faaliyet ekibi ve ABD medyası; sürekli onu yalanladı, medyanın gerçekliğini, özgürlüğünü savundular.

Trump, attığı twitlerin birinde şunları yazmıştı:

“Bu insanların hırsız olduğuna inanıyoruz. Büyük şehir makineleri yozlaşmış. Bu çalıntı bir seçimdi. İngiltere’deki en iyi anketör bu sabah, bunun açıkça çalınmış bir seçim olduğunu, Biden’in bu eyaletlerin bazılarında Obama’yı geride bıraktığını hayal etmenin imkânsız olduğunu yazdı. Nerede olursa olsun, çalmaları gerekeni çaldılar.

Bu yazılanlar, Türkiye’de gerçekleşen seçimleri hatırlattı. AKP kanadının ve AKP’nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan adayı Binali Yıldırım’ın kendisine yanaşan bir seçmenin “Seçimler neden iptal edildi?” sorusuna yanıt olarak: “Çünkü çaldılar,” sözleri, CHP’nin seçimlere şaibe karıştırdığı yaftalamalarına benzeyen bir yaklaşımdı.

Türkiye, bu tavırları yıllardır yaşıyor. Oysaki ABD, ilk defa gördü bunları ve bunu ortaya atan kişi de seçilmedi. Ama Türkiye’de bu iftiraları ortaya atanlar, hâlâ Türkiye Kabinesi’nde söz sahibi.

Buna benzer çok örnek var

ABD’deki medya, Türkiye’deki gibi bölünmüş ve sadece bir avuç özgür, dürüst, cesur medya olsaydı, seçimlerde oyların çalındığını, şaibe karıştırıldığını öğrenirdik.

Buna inanacak kitlenin Türkiye’de oluşması zor olmazdı. Devamında Türkiye’deki havuz medyası, “ABD’de şaibeli seçim: Çünkü çaldılar,” diyeceklerdi. Bu olayın sonunda suçlusu CHP olacaktı. Bir süre sonra Türkiye’de şu algı oluşacaktı: “Türkiye’de oyları çalan CHP, şimdi de ABD’deki oyları çaldı.”

Buna inanacak kitle hâlâ var.

Geçen gün ise, Hazine ve Maliye’den sorumlu, yani Ekonomi Bakanı damat Berat Albayrak, instagram hesabından istifa ettiğini yazdı, paylaştı.

Bu paylaşımı twitterdan yapmadı damat Albayrak, sadece instagramı seçti. Ardından damat Albayrak’ın twitter hesabının kapalı olduğu gördük. Bu istifa Türkiye’nin iktidar tarafından şaşkınlık yaratıp ve ‘lütfen istifa etme‘ yalvarmalarını doğururken; muhalefet kanadında da bir sevinç havası doğdu.

Tabii ki akıllara İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun istifası geldi. Yine bir oyun dönüyor denildi. Çünkü iktidar cephesi, oyun oynamayı çok seviyor. Oyun sonunda sürekli kazanan kendileri oluyor seviye atlıyorlar. Bir türlü kazanamıyoruz, seviye kaybediyoruz.

Hatta dolar dahi çok sevindi, basamak basamak düşüşe geçti. Yani ekonomi bakanlığı koltuğu boş olsa, dolar Türk lirasından daha değersiz olacak. Tabii ki bu da olayın esprisi.

Medyanın istifa tavrı

Bir ülkede ekonomi bakanı istifa ediyor; ama medyadan çıt yok. Medya organları, İstanbul’a inşa edilen koca İletişim Daire Başkanlığı‘ndan gelecek talimatları bekliyor. Aynı binadan sadece devletin haber ajansları Anadolu Ajansı ve TRT‘ye sessiz olmalarına yönelik talimat gönderilmiş.

Cable News Network(CNN), Ted Turner tarafından 1980 yılında kurulan Amerikalı haber kanalıdır. Kuruluşundan sonra, ABD’de 24 saat haber yayın yapan ve yalnızca haber yayınlayan ilk kanal olma özelliğine sahiptir. Aynı şekilde Kanada ve Türkiye’de lisan alanı içerisinde haber sunumlarına devam eder.

CNN-CNNTÜRK

Türkiye’de 7 yıl önce Gezi Parkı olayları yaşanırken, Türkiye’deki CNN Türk, gezi olaylarını penguen belgeseli ile gölgelemiş; asıl merkez CNN, Amerika’dan gazetecisini gönderip, Gezi’yi canlı vermişti. Sadece Halk Tv ve Twitter o günleri anlık verebiliyordu. Bu istifaya sessiz kalınma durumuna kadar düştü medya organları.

Zannediyorum ki havuz medyası çalışanları, talimatsız tuvalete dahi gidemiyor.

Neyse ki 25 saati aşkın(27 saat) sonra Cumhurbaşkanlığı İletişim Daire Başkanlığı’nın özel talimatıyla Berat Albayrak’ın istifası kabul edildi. Saray’ın medyası 24 saat boyunca sessiz kalıp; talimatı bekledi. Bu, medya organlığı, gazetecilik değil! Bu başka bir şey. İsim bulamadım henüz…

9 Kasım gazete manşetleri

Bu olay artık Türkiye adına değil; bir ailevi mesele haline geldiği çok açık.

Bu da bir ülkenin medyası adına kara bir leke, utanç verici bir tablodur. Çünkü medyanın özgür olması, bağımsız olması; o ülkenin de bağımsızlığı ve özgürlüğü ile ölçülür.

ABD’de yaşanan yaftalama, iftira olaylarının sessiz kalmayıp, gerçekleri yazan medya varken; Türkiye’de ise sarayın dışında hareket eden gazeteci kovuluyor, aç bırakılıyor ve yetmiyor tutuklanıyor.

Öyle ki Fox News, Trump destekçisi bir medya olmasına rağmen, Trump’ı yeteri kadar desteklemediği yönler oldu.

Türkiye’deki medya içinde ise oyundan seçilen bir kısım videolar, haber değeriyle verildi, yanlış algılar üretildi. Bu da halkın dini ve milli duygularını yanlış yönlendirdi.

Bu faaliyetlerin sürmesi, medyayı kıskaca alıyor.

Son olarak Türkiye’de 90’ın üzerinde gazeteci tutuklu ve hâlâ sırf gazetecilik yapıldığı için ceza alan, kapanma riskiyle gerçek haber yapan kanallar, gazeteler var.

Ayrıca dün tahliye edilen gazetecilerden Aziz Oruç ve Müyesser Yıldız‘ın özgürlüğe kavuşmalarını kutluyorum, geçmiş olsun dileklerimi tekrar iletiyorum. Lâkin henüz nefes almış değiliz. AKP, bunu hep yapıyor. Gündem yaratmak için her krizi doğuruyor ve o krizi bir oyun hamuruna çeviriyor.

82 yıl önce hayatını kaybeden Mustafa kemal Atatürk‘ün şu önemli sözleriyle bitiriyorum:

Basın, milletin müşterek sesidir. Bir milleti aydınlatma ve irşatta, bir millete muhtaç olduğu fikrî gıdayı vermekte, hulâsa bir milletin hedefi saadet olan müşterek bir istikamette yürümesini teminde, basın başlı başına bir kuvvet, bir mektep, bir rehberdir” (1922)

Basın hürriyetinden doğan mahzurların giderilme vasıtası, yine basın hürriyetidir.” (1925)

Gazeteciler, gördüklerini, düşündüklerini, bildiklerini samimiyetle yazmalıdır” (1929)

Türkiye basını milletin gerçek ses ve iradesinin doğduğu yer olan cumhuriyetin etrafında çelikten bir kale oluşturacaktır. Bir düşünce kalesi, düşünce yolu kalesi. Basın görevlilerinden bunu istemek, cumhuriyetin hakkıdır.” (05.02.1924, İzmir’de gazetecilerle)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: