Genel

Poşette çay abartı olmaz

Buradan da görüyorum ki; iktidarla çözülecek bir şey değil bu. Partili Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yurttaşına güvenmediği, inanmadığı ve ‘nasılsa her şekilde geçiniyorlar’ deyip iyice yurttaşına kamçıyı vurduğu bir rejimin içindeyiz.

Kaç gün oldu yazmayalı. Sanırım yarım hafta oldu. Birazcık yazılarıma ara verdim. Çünkü kursa başladım. Bunun da ayrıntılarını ilerleyen günlerde belirteceğim.

Gelelim asıl konumuza.

Geçenlerde yine belediyeciler anketiyle karşılaştım. Bu anket üçüncü defa yapılıyor. AKP’li belediyeler kaybederken, CHP’li belediyeler her geçen gün daha da iyi geri dönüşler alıyor. Çünkü Ana muhalefet CHP’nin rakibi AKP, çok hata yaptı ve yapıyor. Bu hataları gören CHP’li belediyeler de; hatalardan ders çıkarıyor ve o hataları düzeltip devam ediyor.

Neymiş bu hatalar?

İlk alınan ders ise, israfı ortadan kaldırıp; tasarruf yapmaktır. Özellikle Ankara, İstanbul ve diğer CHP’li belediyeler, bunlara dikkat ettiği açıkça görülüyor.

Diğerleri ise, bu tasarrufları belirtirken asıl harcamaları şeffaf bir şekilde yurttaşa göstermek.

Devlet, öncelikle şeffaf olmalıdır.

Yurttaşından bir şeylerini gizleyen devlet –ki ben buna artık hükümet diyorum-, asla kalıcı olamaz. Yani kalıcı olan devlettir, hükümet ise geçicidir.

Avrasya Araştırma Şirketi, 9-13 Ekim tarihleri arasında cep telefonlarına gönderilen mesaj yoluyla çevrimiçi bir anket düzenlemişti. Bu ankette 30 Büyükşehir Belediyesi ve buralara bağlı 100 merkezi ilçeden yurttaşlar katılmıştı.

Sorulan soruda;

“Yaşadığınız ilin Büyükşehir belediyesi başkanlığı seçimi yenilenecek olsa mevcut başkana oy verir misiniz?”

İstanbul’un bu oranı;

Evet, oy veririm: Yüzde 58,1

Hayır, oy vermem: Yüzde 41,9

Ankara için;

Evet, oy veririm: Yüzde 57,3

Hayır, oy vermem: Yüzde 42,7

İzmir için;

Evet, oy veririm: Yüzde 58,4

Hayır, oy vermem: Yüzde 41,6

Bir de en iyi 15 Belediyeyi sayalım:

Ben burada fenomenlerimi göremiyorum. Ağrı Belediyesi Başkanı eski CHP’li Savcı Sayan ve sürekli popüler olmaya gayret gösteren ve de Fethullah Gülen döneminde cemaatin yurt dışı programlarına katılan, fotoğraflar çeken, maklubeler yiyen, ‘Yeşil Bursa’ diye tutturan ama Bursa’yı betona terk eden Alinur Aktaş‘ı göremiyorum.

Bu listeye bu şahıslar girememiş.

Demek ki, ilk 15’e giremedikleri gibi, işlerinde de başarılı değiller.

Ama sosyal medyada fenomen bir yapıları var.

AKP’li Başkanlar Sayan ve Aktaş’ın yazdıklarını okudukça keyif alıyorum, gülüyorum ve ‘bu da mı varmış‘ demekten kendimi alamıyorum. Onlar benim fenomen başkanlarım. Onlar adına çok üzüldüm(!)

Ekmek yoksa çay için

Dün toplu açılış töreni için Malatya’ya uğrayan Partili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, minibüs ve servisçilerin dertlerini dinledi. Minibüs ve servisçiler; dertlerini seçtikleri Cumhurbaşkanı Erdoğan’a anlatmak istedi. Çünkü sorunları çözecek tek kişi odur. Ondan başka kimse dertleri çözemez.

Öyle ya!

Çünkü iktidar için ne demişlerdi?

“Kimsesizlerin, kimsesizi.”

Minibüsçülerden biri şansını denedi: “Pandemiden dolayı mağduriyetimiz var Sayın Cumhurbaşkanım. Malatya’mız sizden müjdeler bekliyor. Evimize ekmek götüremiyoruz,” dedi.

Partili Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Çok abartılı geldi be,” dedi ve çay attı iyi mi?

Bildiğimiz çay.

Ekmek yoksa, pasta yiyinden; ekmek yoksa çay içine döndü bu olay.

Ben o videoyu izlerken öyle bir utandım ki; orada olsaydım ve bu mağduriyetini söyleyen bir yakınım olsaydı: “Bırak şunu. Gel buraya,” der kolundan sürükler götürürdüm.

Bir ülkenin cumhurbaşkanı, devlet başkanı her kimse; yurttaşından gelen talebi nasıl böylesine abartı bulabilir acaba? Demek ki, yurttaşının yalan söylediğini düşünüyor.

Ekmek ne kadar?

En iyi ekmek 1,5 lira. Hadi biraz daha abartalım, 2 lira diyelim. Bu fıyatın artmış hali.

Ekmek almakta güçlük çekene, çay atınca her şey çözülüyor mu?

Türkiye’de yurttaşlar çay değil; iş istiyorlar, ekmeğini, simidini, çayını, peynirini, domatesini, biberini, patatesini, marulunu, meyvelerini, arabasını, telefonunu, evini, bebek bezlerini, bebe bisküvisini ve bir çok şeyi zorlanmadan almak istiyor.

Ama çay, bir çözüm değildir. Asıl abartı; ekmek isteyen yurttaşına çay fırlatmaktır.

Buradan da görüyorum ki; iktidarla çözülecek bir şey değil bu. Partili Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yurttaşına güvenmediği, inanmadığı ve ‘nasılsa her şekilde geçiniyorlar’ deyip iyice yurttaşına kamçıyı vurduğu bir rejimin içindeyiz.

Ben, hâlâ çok utanıyorum bunları yazarken. Ama o utanmadı; çayları atarken.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: