Genel

Yoksulluk kader değildir

Bir sessizlik sardı ki artık toplumu sormayın gitsin.

Toplumun aşı, işi ellerinden alınıyorken; buna sebep olan koca iktidar, hâlâ her şey yolundaymış gibi biçiyor tarlasını. Ama o tarlada yurttaşa ait hiçbir şey yok. Yandaşa, kendilerine ise her şey var.

Dükkânında hiç satış yapamayan esnaf, akşam evine gitmeden zarar ettiği paradan ekmek götürmek zorunda kalıyor.

Çocuğu evde aç bekleyen baba, alışveriş merkezindeki mühürlü, alarmlı bebek mamasını ve yine aynı şekilde alarmla, plastik kelepçe ile birbirine bağlı bebek bezini alamıyor. Çünkü onlar bir rafa kelepçe ile bağlanacak kadar pahalı. İktidarın bundan haberi var mı?

Güç bela alıyorlar bunları. Belki de artık bebekler için beş metrelik muşambayı veya bezi kullanma zamanı gelmiştir.

Asgari ücretli her gün et yiyebilir mi?

Asgari ücretli, istediği arabayı alabilir mi?

Asgari ücretli her yaz tatile gidebilir mi?

Bunların cevabı: Hayır.

Ama asgari ücretlinin maaş artırımı gelince de, yoksulluğun, açlığın sınırı altında bir maaş düzenlemesi getiriyorlar. Bunun karşılığında da zam üzerine zam yapıyorlar.

Yoksulluk sınırı 3 bin 500 liraya dayandı ve geçiyor. Bu oran, Ocak 2020 ile sınırlıydı. Araya pandemi de girince; siz bu yoksulluk sınırını 4 bin liraya endeksleyin.

Ama asgari ücret 2 bin 324 lira. Verdikleri üç kuruşluk parayı da, zamlarla geri alıyorlar.

Elektriğe, suya, doğalgaza, ekmeğe, gıdalara, sebzelere getirilen zamlar ile maaş yine yetmeyecek duruma geliyor. Haliyle değişen hiçbir şey olmuyor.

Yurttaşın gerçek hayatı, ay sonu aldığı maaş ve o maaşla 30 günlük serüveninde gizlidir.

Etkinliklerdeki konuşmalarda televizyonlara seslenerek, Türkiye’nin çok iyi bir ülke olduğunu anlatmak hiçbir şeyi değiştirmiyor. Bu koca bir yalan propagandasından başka bir şey değildir. Evine ekmeğini götüremeyen, pazarda çantasını dolduramayan yurttaşın gözlerine bakarak; ‘Türkiye, ekonomide Avrupa’nın en iyisidir,‘ demek bir yalan serüveninden ibarettir.

Dün saat 16.00’da 1200 odalı sarayında konuşan Partili Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yoksulluk ile Mücadele Günü adı altında “En iyi biz mücadele ettik. Sosyal yardımları 55 milyar liraya çıkardık,” dedi.

Bunları söylerken, kendi harcamalarını hiç de gözler önüne sermiyor. Çıkıp da sarayın harcamalarını kalem kalem verebilir mi?

Hayır. AKP Belediyelerinin harcamalarını sorduğumuzda, ‘Devlet sırrı‘ dediler.

Sarayın harcamalarına ne diyecekler?

Hazine sırrı mı?

Yoksulluk ile mücadele eden bir ülke değiliz. Biz, yoksuldan alıp; zengine veren bir ülkeyiz.

Bakınız Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Barış Atay, “Kendisi tek başına, örtülü ödenek hariç günde 4.5 milyon, senede 1,7 milyar harcıyor,” diye bir cevap verdi AKP Genel Başkanı Erdoğan’a.

O sarayı yapmak yerine ve o sarayda harcanan para ile bu ülkedeki SMA hastası bebekler kurtulur. Yoksulluğu bitiren projeler geliştirilir. Ülkenin üretimi, teknik ve eğitim alanındaki en iyi yatırımlar gerçekleşir.

Ama Avrupa’yı kıskandırmak adına, ‘Dünya’nın en büyük Saray’ı’ dedirtmek için; böylesi bir kaçak yapıya el birliğiyle izin verildi.

Şimdi de kürsüde ‘Yoksulluk ile mücadele mesajları’ verilirken; özel milyon dolarlık makam aracına biniyor, ardından da aynı fiyattaki onlarca arabayla yine milyarlık harcamalarının yapıldığı saraya çekiliyor.

Kendisi hem emekli maaşı, hem de 81 bin liralık aylık maaş alıyor.

Bir asgari ücretli de aldığı 2 bin 324 lira maaşla hem evini, hem kendisini hem de çocuğunun geleceğini hazırlamaya çalışıyor.

Yetmediği gibi, tabii ki annenin de çalışması gerekiyor.

Bu halde eve giren iki maaş, bir şekilde geçinmelerini sağlıyor. Çünkü zamlar artık her yerde… Mutfakta, odadaki eşyalarda, arabada, arabanın her parçası ve yakıtında, pazarda, yollarda, dükkânda, okulda, diğer eğitim kurumlarında ve her yerde… Artık zamlar; bizim birer parçamız halinde.

Yoksulluk bir kader, bir mecburi veya bir şart değildir. Yoksulluk, AKP Türkiye’si ile bir ihanettir.

Yurttaşını yoksullaştırıp, yandaşını zengin eden bu yapı; yaklaşık 20 yıllık bir serüvendir. Bu da yurttaşa yapılan bir ihanettir. Kimse iktidarı seçerken, yoksul olmak, aç kalmak, ezilmek, hor görülmek için yapmaz.

İktidar; zenginden değil, yoksuldan alıyor oylarını.

Anketlere baktığımızda, artık bunun sonunun olduğunu kendileri de görüyor. Ellerindeki tabanla yola devam ederken, haftalar önce AKP’ye üye olanları 1200 odalı sarayda geziye davet ediyorlardı. Çünkü artık tamamen eridiklerinin farkındalar.

Bir de ‘Sen Kimsin?’ yazılı bir video paylaştılar sosyal medyada.

AK Gençlik adlı bir twitter hesabından paylaşılan 2 dakika 43 saniyelik videoda, ilk sözle anladım ne amaçlı bir video olduğunu. İlk söz buydu:

“Gençsin, daha yeni başlıyorsun. İşin çok, derdin çok; ama asla yalnız değilsin…”

Bundan sonrasını anladım.

Peki, bu ülkede işsizlik ne kadar?

Yaklaşık 14 milyon.

Bu haliyle derdi çok gençlerimiz de var. Ben de işsizim. 8 aydır hem de.

Dini ve milli duyguları satışa çıkarıp; işsiz, yoksul, aşını bulamayan gençleri harekete geçirme faaliyeti olarak görüyorum bu videoyu. Gelecek kaygısı yaşayan, iş bulamayan, eğitimlerini eksik alan, okuduğu bölümden dolayı yıllarca iş arayan bir genç; bu videoda ne anlamasını bekliyorlar; bunu da anlamış değilim.

Medyanın baskı altına alınmasıyla dergi, gazete, kanallar kapandı; medya baskı çemberi iyice daraltıldı. Bu sebeple her medya organında işe alınamıyorum. Bu ülkede yaklaşık 100 gazeteci tutuklu. Onlarca gazeteci sürgünde…

Ben başka işler yapmak zorunda kalıyorum.

Bu videoda da; tıpkı Partili Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın müminin çektiği acılara, yoksulluğa, derde karşı dayanma psikolojisi verdiği, olanları kabullenerek yola yine AKP ile devam etme oyunu diyebiliriz.

Sen kimsin?

Ben, Türkiye’de yoksulluğun, çaresizliğin, mağdurların sesi olan bir gazeteciyim. İşsizim; hakkımı ve her yurttaşın da haklarını arayan, yazan bir gazeteciyim.

Peki, sen?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: