Genel

Onurlu insanlarla devam edeceğiz

Doğa olaylarında her zaman bir sebep ararım. Bilimsel olmasıyla birlikte, azıcık da vicdanî olmalıdır.

Çünkü yağmurun yağması, her coğrafya dersinde anlatıldığı gibi, bir tür döngüden oluşur. Buna da ‘Su döngüsü’ denir.

Yerdeki su sıcaklığın etkisiyle öncelikle buharlaşır. Bulutlardaki doyma oranı git gide artar. Bu da haliyle bulutların bir sünger gibi suyu çekmesi ve dolmasından dolayı, artık bir şekilde o suyun dışarı boşaltıldığı gerektiği belirlenir.

Bu sebeple de bulutlar kararır ve bir süre sonra da yeryüzüne tane tane yağmur düşer.

Yağmur bu şekilde meydana geldiğini hepimiz biliyoruz.

Doğadaki her olayın buna benzer bir tür döngü, sebepler ile meydana geldiğini bilmediğimizde; olayların sıradan ve aniden oluştuğunu varsayarak gerçekleri asla anlayamayız.

Bir ‘Su döngüsü’nden yağmur yağıyor ise, bir tür zulüm, baskı da ülkedeki korku seanslarını her geçen gün daha da belirginleştirdi.

Bu korku sarmalı öyle bir ülkeyi sardı ki, ülkenin en iyi bakanları, her söze sahip olan politikacıların dahi dilini kesti.

Yurttaş ne yapsın? İşi, aşı olmayanlar ne yapsın?

Ülke yangın yeri, ekonomi çöküşte; ama Hazine ve Maliye Bakanı, yani Ekonomiden sorumlu; ama ekonomiye bakmayan Berat Albayrak; ‘Dövize bakmıyorum’ diyerek aslında doları da euroyu da bir tür halının altına süpürme eğlencesi olarak görüyor.

Eviniz kirliyken, süpürdüğünüz çöpleri kürek ile dışarı atmaz da; onları halının altına süpürür iseniz, yarın o kirler tekrar ortaya çıkar. Ve biriken, kokan pislikleri bir daha aynı halının altına süpürmeniz gerekecektir. İş işten geçince de, ev çöplükten geçilemeyecektir.

Eğitim ve sağlık da; tıpkı ekonomi gibi. Aslında gidişatın kötü olduğunu biliyorlar; ama sadece biri kızmasın diye her şeyi o tek kişinin emriyle yürütüyorlar. Bu da onların koltukta kalma sürelerini, maaş alma ve itibarı devam ettirme sürelerini uzatmış oluyor.

Bu gidişat asıl gerçekleri haykıran insanları, ülkenin sevgisini, vicdanlı ve şeffaf davranan insanları ortaya çıkarıyor. Biz bu gidişattan, aslında bu yürekli insanları görüyoruz.

SSCB’nin bitişi, Berlin duvarının yıkılması, Hitlerin ölümü gibi birçok olay yaşandı. Elbette halkı sömüren, halkını açlığa, sefilliğe, yokluğa mahkûm eden bu sistem de çökecek. Peki, bu gün susanlar, sessiz kalanlar, güçlünün yanında yalanları savunanlar ne yapacak?

Karşımıza geçip ‘kandırıldık, böyle olmasını istemezdik’ dediklerinde yüzlerine tükürmeyecek miyiz?

Tüküreceğiz.

Onlar bu sürecin onursuz, kendini bilmez kişileri olacak kalacak; bu günleri gerçekleriyle, bütün çıplaklığıyla ve şeffaflığıyla savunanlar da ‘kahraman’ olarak devam edecek.

Bize, gerçekleri savunan; sadece kendinin değil, yanındakilerin de özgürlüğünü, haklarını savunan kişiler lazım. Yola onlarla devam edeceğiz.

Yanınızdakilere iyi bakın.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: