Genel

Ekmeği midesinde sindiren aslanın başındakiler

'Ekmek aslanın ağzında' klişesi kalmadı artık. Artık 'ekmek aslanın midesinde sindiriliyor ve aslanın başında korumalar var.'

Türkiye’de her zaman söylenen klişe bir laf vardır: “Ekmek, aslanın ağzında,” diye. Oysaki durum sandığımızdan da vahim.

Açlık, sefillik, yoksulluk, geçim psikolojisi, kaygılar durmak bilmiyor. Ülkedeki bir başkaldırı da; bu saydıklarım aslında…

Asgari ücret 2 bin 324 lira iken; tek başına geçinmeye çalışan birine bu para yeter mi? Evin kirası, bin 100 veya bin 200 lira. Bu da çatı katı, 1+1 bir ev. Doğalgaz, su, elektrik, Pazar alış verişi, evin aylık kirası, yol parası, kılık kıyafet derken giderlerin listesi uzadıkça uzuyor.

Pekâlâ, bu geçimin nasıl sağlanacağı hakkında bir şey diyen oluyor mu?

Hayır.

Çünkü ülkedeki ülkede ‘ekonomik kriz’ diyenler bir şekilde susturuluyor. ‘Geçinemiyorum,‘ diyenler bir şekilde hain ilan ediliyor. Eleştirenler, yazanlar tutuklanıyor.

İki yıl önce twitterda çöken ekonomiyi ve yükselen doları sert eleştirdiğim için Bursa Emniyeti’nde ifadeye çağrılmıştım. Bu ifademin ardından serbest bırakılmış, bir yıl sonra da ‘kavuşturmaya yer yoktur’ denilmişti.

Devrimci İşçiler Sendikası Konfederasyonu(DİSK), işsizlik konulu bir araştırma raporu ortaya koydu. Bu raporda çarpıcı veriler vardı.

Disk-AR’ın araştırma raporunda; salgın dönemindeki işsizlik verileri vardı. Haziran ayı ile 14,2 milyon oranında bir yükseliş olduğu ortaya çıktı. Türkiye’de işsizlik oranları verilerinde yükselişin olduğunu araştıran DİSK, raporlarında bir çöküşün tomurcuklarını da ortaya koymuştu.

Türkiye İstatistik Kurumu(TÜİK), dar tanımlı işsizlik oranını 0,4 puanlık bir artışın olduğunu ve bunun yüzde 13,4 seviyesine yükseldiğini belirtiyor. Ayrıca bu yılın Haziran ayının geçen yılın aynı ayına göre 152 bin kişi azalarak 4 milyon 101 bin kişi olduğunu da ortaya koydu.

Oysaki DİSK, bu oranların pandemiyle ilgisi olmadığını ve salgındaki süreci dikkate almadıklarının da altını çiziyor.

Gelelim şimdi de DİSK-AR’ın raporuna. Disk-AR, geniş tanımlı bir araştırma ile işsizliğin verdiği acı tabloyu gözler önüne seriyor. Malum iktidar, TÜİK’in 10 bölge müdürünü değiştirince, artık TÜİK verileri güllük gülistanlık gibi.

Pandemi Mart başında Türkiye’de boy gösterince, ki bu da geç kalınmış bir önlemdi. Hâlâ Türkiye’de neyin, nasıl, ne zaman yapılması bilinmiyordu. Haliyle Türkiye’de değil sadece, tüm ülkelerde de durum aynıydı. Dünya Sağlık Örgütü,Bu virüs insandan insana bulaşmıyor, hayvandan insana bulaşıyor” dedi ve riskin büyümesine sebep oldu.

Çin ise bu durumu kontrol altına almakta çok gecikti. Türkiye ve diğer ülkeler de maalesef ülke içinde giriş ve çıkışları henüz kapatmamıştı, salgın tüm dünyaya tedbirsizlikler silsilesi içinde yayılmaya başladı.

Disk-AR, ILO’nun yönetimini de esas alarak Covid-19’un etkisiyle gerçekleşen işsizlik ve istihdam kaybını raporladı.

*Salgın sebebiyle revize edilmiş geniş tanımlı işsiz sayısı ve iş kaybı Haziran ayıyla 14,2 milyona yükseldiği ortaya çıktı. İşsizlik artık 10 milyonu geçti, 15 milyona yaklaşıyor.

*Revize edilmiş geniş tanımlı işsizlik ve iş kaybı yüzde 40,4 oldu.

*Haziran ayıyla 5 milyon 484 bin yeni eşdeğer istihdam kaybına yol açıldı.

*Geniş tanımlı işsizlik sayısı 10,2 milyona yükseldi.

*Geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 28,9 oldu.

*İstihdam 1 yılda 1 milyon 981 bin kişi azaldı.

*İstihdam oranı da yüzde 42,2 oranında geriledi.

*İşbaşında olanların sayısı da son bir yıl itibariyle 3 milyon 830 bin kişinin azaldığı rapora yansıdı.

*Ümitsiz işsizlerin sayısı da bir yılda 583 binden 1 milyon 377 b,ne yükseldi.

*Kadınlar bu salgında daha fazla etkilenen taraf oldu haliyle. Adın iş gücü ise yüzde 9,9; kadın istihdam ise yüzde 8,7 oranında azaldı.

İktidar partisine yakın medya, gazete, kurum bu raporları ve gerçek verileri gizliyor haliyle. Çünkü AKP, kendince bir tehdit ve şantaj unsuru oluşturduğu gibi, liyakat sahibini değil; ‘en çok yandaş’ ve ‘en yandaş’ kitleyle yürüyor.

Gelelim sona…

Ekmek, yıllar önce aslanın ağzındaydı. Klişe bir laftır bu. Bu yakın geçmişe kadar, yani pandemi öncesine kadar, ‘Ekmek aslanın midesinde,’ deniyordu.

Bu pandemiden sonra, artık ekmek ne aslanın ağzında ne de midesinde bekliyor. Gerçek durum ondan da vahim ve ekmek, aslanın midesinde sindiriliyor iken, aslanın başındakiler o ekmeği almanı engelliyor.

Yandaş değilsen, kuruma memur olamazsın. Gazeteci isen, gerçekleri yazdığın için kovulursun, başka yerde iş bulamazsın çünkü ‘terörist‘ olmanı sağlayan fişlemeler yapılmıştır bile…

Bekçi olman için dahi AKP Gençlik Kolları üyesi, asker olman için MHP Ülkücülerinden veya ocak başı yönetiminden olmalısın. İmam olman için de AKP’ deki mitinglere katılman gerekiyor.

Bunların dışında isen mesleğini yapamaz hale gelir, hakkını arayamaz biri olursun. Bu ülkede ‘hakikat‘ çoktan öldürüldü. İnsan veya hayvan öldürmek zor mu?

Peki, o başındakiler kim sizce?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: