Genel

Arabalarım

Koleksiyonum hep küçük kaldı. Büyütme hayalim sürüyor. 4 arabadan oluşan 'Arabalarım' adlı koleksiyonumu, şimdi sizlere sergiliyorum.

Yoğun istek üzerine, 4 arabadan oluşan koleksiyonumu yazmaya karar kıldım. Hafta sonları edebiyat konulu yazılarımı yazıyorum. Edebi yazıları sevenlere yazıyorum ve bu sürede zihnimi biraz sakinleştirmek için…

***

Takipçimin isteğin üzerine yıllarca yanımdan ayırmadığım, her gün birine binip şehri turladığım arabalarımı anlatacağım. Nereye taşınmayı düşünsem, nereye gitsem onları da yanımda götürüyorum. Muğla’ya götürdüm, Bodrum’a götürdüm ve şimdi de Bursa’da yanımdalar…

Vosvos Kültürpark’ta

***

İlk arabam, kırmızı Vosvos. Ona ‘Tosbağa’ da deniyor.  İlk aklıma yıllar önce ‘Ankara’da çekilen dizi Behzat Ç.’den geldi. Dizinin tüm bölümlerimi izlerken görmüştüm. Aynı zamanda antikaları da çok severim. Kitaplar, daktilo, gramofon… gibi şeyleri. Vosvos’un da kırmızı olması, bu sebepten. Sırf Behzat Ç.’de gördüğümden. Başka renk sevmem. Arabada kırmızı ve mavi rengi severim. Son tercih sarı da olabilir.

Vosvos yan görünüm

***

Eski kız arkadaşımla Sivas’ın çift minareli tarihi bir mekânında çay içtikten sonra, yan tarafta oyuncak ve şehre özgü magnet satan bir yer vardı.  Orada gözüm arabaya ilişti, almak istemedim; ama eski kız arkadaşım ısrarcıydı, onu bir şekilde bana alacaktı. Çünkü o, beni mutlu etmeyi ve yüzümün gülmesini istiyordu. Ben böylesi bir şeye para harcamak istemesem de, o benim gülümsemem için kırmızı Vosvos’u almak için paraya kıydı.

***

Vosvos arka görünüm (trafikte)

İlk arabam işte bu kırmızı Vosvos oldu. İlk arabamın ardından ilerleyen günlerde aklıma bir şey gelmişti. Eski veya yeni, fark etmez; demir araba koleksiyonum olabilir diye düşünmüştüm. Benim, eski yaşadığım insan ilişkilerinden dolayı bana hediye edilen herhangi şeyleri geri gönderme veya çöpe atma gibi bir alışkanlığım yok; olmadı hiç. Kırmızı Vosvos, bana hediye edildi, sadece anısı kaldı. Lâkin aracın suçu yok. Kütüphanemi süslüyor her zaman. Çünkü o Tosbağa, bana ait artık, her kim aldıysa… Ve onu başkasına vermeyi hiç düşünmedim.

Tofaş yan ve iç görünüm

***

İlk arabam Vosvos’tan sonra aldığım araçların sıralamasını pek hatırlamam… Lâkin hatırladığım kadarıyla, daha sonra gri bir Tofaş marka Doğan aldım. Eski, enteresan ve hoş göründü bana. Araca binince, kendimi tekerli tabuta binmiş gibi hissediyorum. Çünkü taşa takılması dahi ürkütüyor beni… Bu sebeple de hiç böylesi bir araçla yolculuk yapmayı düşünmüyorum.

Tofaş iç görünüm

***

Tofaş’a binecek olursanız; vücudunuzun her yerine kalın yastıklar bağlayın. Bindiğiniz bir araç değil; bir tabut aslında… Gri Doğan SLX’i de, yine aynı kız arkadaşımla bir alışveriş merkezinde dolaşırken, oyuncak reyonunda gözüme ilişmişti. Bu defa yine tekrar tekrar düşünüp, almamıştım. Günler sonra tekrar uğradığımda aldım onu. Parayı kolay harcamam, bazen bir anda harcarım. Harcadığım şey her neyse; bana iyi bir amaç ve iyi bir ders vermeliydi.

Tofaş ön görünüm

***

Bir diğeri de Ford marka bir araç. Bu da benim üçüncü aracım oluyordu. Pikap misali, güçlü bir jeep gibi. Lâkin değil. Açık ismi ise, Ford 2013 F-150 SVT Raptor SuperCrew. Pikap deriz böylesi araçlara, çünkü arka tarafında yük ve eşya taşımak için bir bölme yapılmış. Kapılarının açılması da araçlarda çekici geliyor bana. Daha özelleri de var, ama almak zor. Satın almak zor çünkü. Bahsettiğim o araçların tüm kapıları açılıyor ve ön tekerleri dönüyor. Bu oyuncak araçlar, çocukluğumdan beri beni cezbetmiştir.

Ford yan görünüm

***

Bu aracı beğenmemin sebebi; zor, çamurlu yollarda gidebilmesi ve kırmızı renginin yanında camları, aracın lastikleri, etrafındaki tüm çamurların sahici olmasıdır. Özellikle araç tutkunluğum yoktur. Lâkin oyuncaklara ve kitaplara zaafım vardır. Araç öyle bir yapılmış ki, sahiden çamura bata çıka yol almış gibi görünüyor.

Ford iç görünüm

***

Alışveriş merkezine her girdiğimde, mutlaka bir oyuncakçıya ve kitapçıya uğrarım. Alamasam da, hayranlıkla bakarım. Oysaki demir oyuncak araba almaya devam edebilseydim, belki de kütüphanem kadar ‘Demir Araba Koleksiyonu’m da vardı. Bir oyuncağa verilen para ile sıradan bir ikinci el otomobile verilen aracın fiyatı hemen hemen aynı. Çünkü bir demir oyuncak araba 25-35 lira arası; ikinci el bir araç ise, yaklaşık 30 bin, 40 bin veya 50 bin lira. Sıradan bir araçtan bahsediyorum.

Ford

***

Çok eski ve yerli üretim olan bir arabamız vardı. O arabanın üretimlerinden bazılarını Bursa’da görmek mümkün. İlk gördüğümde heyecanlanmıştım. Bu ilk yerli üretim aracı değil mi, diye de şaşırmıştım. Devrim’den sonra üretilen araçtı: Anadol.

Bursa’daki Anadol

***

Hatta şu çamaşır tozu kutularının içinde çıkan kuponları toplayanlar, o araçtan sahip olabiliyorlardı. Bende ise onun oyuncağı var. Krem renginde. Bazen bakkala-çakkala onunla gidiyorum.

Anadol ve Vosvos

***

Kapıları bazen gıcırdıyor, ayrıca aracın bir yan aynası da yok. Neden yok bilemiyorum. Üretimde yetişmemiş herhalde. Bu da sevdiğim araçlarımdan biridir. Elden ayaktan düşme vakti gelmişse de, çok yormuyorum kendisini. Köşe markete veya büfeye kadar gidiyorum onunla, bir gazete alıp dönüyorum.

Anadol iç görünüm

***

Benim araçlarım bu kadar. Çok değil, dört tane. İstek üzerine araçlarımı yazdım. Hafta sonu edebiyatına özgü olarak da pazara bıraktım bu yazımı. Normalde arabalarımı yazmak aklıma gelmezdi, bir yazımda mal varlığımı açıklar gibi onları da eklemiştim. Bir takipçim, ‘araba koleksiyonunuzu da görmek isteriz,’ gibi bir ricada bulununca, ‘neden olmasındı’ diye de düşünmüştüm.

Anadol ve Ford

***

Araba koleksiyonumu büyütmeyi ve hatta galeri işine başlamayı da düşünüyorum. Çünkü bu gazetecilikte para yok. Malum, bu meslek ‘paralar’ mesleği değil; bir tutku mesleği. Gerçekleri kamuoyuna aktarmak, bir olay veya konu hakkında binbir türlü bakış açışıyla araştırmak ve yorumlamak işidir. Bu da para uğruna değil; gerçekler aktarmak, aydınlanma ve aydınlatma uğruna yapılmalıdır.

Arabalarım, benim kütüphanemde sergiye açıklar. Dileyen her an görebilir; ama dokunmak yasak. Yakın zamanda aklımda bazı araçlar var, onları almayı düşünüyorum. Öncelikle bir işe girmem gerekiyor elbette… Çünkü kırmızı Vosvos gibi, bana araba alacak kimsem yok.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: