Genel

Dezenfektan mı, H2O’mu?

Bursa'da vakaların yüzde 50 oranında artmasının ardından, toplu taşımalarda dezenfektan yerine su kullanıldığı iddialarını araştırdım.

Bursa valisi Yakup Canpolat, aylar önce vakaların yüzde 50 oranında arttığıyla ilgili resmî açıklamalar yapmıştı. Ve demişti ki: “Normalleşiyoruz, iyiye gidiyoruz; ama şu mesajı vermek istiyorum. Önceki günkü rakamlar beni korkuttu. Sayı vermeyeyim, ama bir önceki güne oranla pozitif vaka sayısı bir günde yüzde 50 arttı. Bu vakaların yüzde 50’si de Yıldırım’da. Yıldırım dikkat etmeli.

Bu açıklamalardan sonra, şehirde bir panik havası, bir şoke etkisi yaratıldı. Pazar yerlerinin yoğun olduğu yerlerde, maskesiz kişiler de vardı, dip dibe alışverişler de yapılıyordu. Bununla ilgili bazı önlemler sıklaştırılmıştı. Önlemler arttı ama; eksik olan bir şey vardı.

Yetkililer konuyla ilgili tedbirlerini gündeme getirmişken; halkı da uyarıyordu. Maske, sosyal mesafe kuralı ve dezenfektan kullanımının da arttırılması gibi…

Kurallar her geçen gün artık bizim de bir parçamız halini almıştı. Maske hayatımıza öyle bir girmişti ki, evin anahtarı, cebimizdeki telefon gibiydi. Onlar yoksa yanımızda, endişelerimiz artıyordu, sıkılıyorduk sanki. Maske de öyle oldu hayatımızda. Tekrar yolun başından dönüp, evden maskeyi alıp da çıkıyoruz.

Birkaç hafta sonra, Temmuz ayında bazı iddialar üzerine araştırmaya çıktım. Araştırma sebebim, iddiaların yaygın ve güçlü olmasıydı. İddia şuydu: “Metro istasyonlarında, belediye otobüslerinde dezenfektan yerine, su kullanılıyor.” Bu İddia beni çokça ürküttü. Vakalar bu sebeple mi artıyor dedim? Elbette sadece bu sebep değildir; lâkin bu önemli bir sorumsuzluk olurdu. Eğer gerçekse…

Araştırmamın sıklaştırılması için, isimleri geçen istasyonları dolaştım, dezenfektanları kontrol ettim ve ayrıca oradaki yurttaşlara da test etmelerini söyledim. Onlar test ederken, ben de kayıttaydım.

İstasyondaki güvenlik görevlisine, “Buna katılan sıvı maddenin açılmışı veya açılmamışı var mı içeride?” diye sorduğumda, “Hayır, büyükşehir belediyesi yetkilileri gelip, doldurup gidiyorlar,” demişti.

İddialar üzerine uğradığım üç istasyonda da (Osmangazi, Şehreküstü, Merinos, Sırameşeler ve diğer bazı araçları da kontrol etmiştim) girip çıkanlara sordum, “kontrol edebilir misiniz, bu dezenfektan mı, su mu?” diye. Tüm yurttaşlardan aldığım şuydu: “Su.”

Pekâlâ emin olamadım, hemen bir eczaneye uğradım. Belki bana daha iyi bilgi verirler diyerekten, içeri girdim, dezenfektanı kullanmak istedim. Açık olanından biraz ellerime sıktım ve aradaki fark tabiri caizse dağlar kadardı. İstasyondaki sıvıda yoğunlukla su vardı. Çünkü istasyondaki sıvıyı elime sıktığımda kayganlaşma hissi yoktu ve hiç ilaç kokusu da yoktu. Yazılı gelen iddialar da aynısını söylemişti.

Yüzde 5 dezenfektan ise, yüzde 80’i su olduğuna eminim,” diye yazılmıştı. Bazı kişiler de, “Pandeminin başından beri böyle” demişti.

Eczanele çalışanları ve sahibine, bunu neden yaptığımı sormadan, olayı onlara anlattım ve aradaki farkı da sordum. Eczane sahibi, “Abiciğim onlar su. Dezenfektan değil,” diye yanıt verince, hemen bu yapımı satan ilaç firmasına gittim. İlaç firmasının dezenfektanlarını da kullandım. İlaç kokuyordu, ellerde bir jel misali kayganlaşma oluşuyordu. Durumu onlara da aktardım, ilacı yapmadıklarını ve kendileri hazır aldıklarını beyan ettiler.

Geriye bu konuyla ilgili görüş alabileceğim herhangi bir uzman kalmıştı. Haber her hazırdı. Lâkin görüş alabileceğim Kimya Odası, bekletmemi istedi. Bu konuyla ilgili çok şikâyet aldıklarını, benim de olaya dâhil olmamla; Büyükşehir belediyesinden dezenfektanların raporlarını isteyeceklerini, test edeceklerini dile getirdiler. Tabii Eylül ayına girdik, herhangi bir şey elime ulaşmadı.

Çünkü belediyeden gereken belge, açıklama gelmeyince; Mühendislik odası da bana ulaşamadı. Tekrar mühendislik odası başkanlığına ulaşmaya çalıştım, yine istedikleri raporlara ulaşamadıklarını ve gereken açıklamayı da ilerleyen günlerde yapacaklarını bildirmişlerdi.

İddialardan yola çıkarak, yaptığım deney, testler ve kayıtlar sonucunda; Bursa’daki vaka oranlarının artmasındaki en büyük nedenin toplu taşımalardaki dezenfektanların yerine su katılmasından kaynaklı olduğunu görünce; bu kadar sorumsuz ve ilgisiz olduklarına inanamadım.

Ayrıca aylar önce Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanı Alinur Aktaş, belediyenin pandemiden borca battığını şu sözlerle açıklamıştı: “Ulaşımla ilgili verilerimiz çok ciddi şekilde yüzde 80-90 oranlarında düştü. Ancak ciddiyetimizi ve kararlılığımızı devam ettirdik. Bana göre başarılı bir sınav verdik bu süreç içerisinde. Allah’a hamdolsun güçlü bir devletimiz ve devlet başkanımız var. Burulaş ile alakalı yıllık 30-40 milyon lira zaten zarar öngörüyoruz. Ancak 3 ayda 140-150 milyon zarar ettik. 3 yılda edeceğimiz zararı 3 ayda ettik.

Belediyenin artık borç batağında olduğunu biliyoruz. Peki, bu insanların sağlığıyla oynamaları gerektiğini gösterir mi?

İstasyonlarda bulunan yurttaşların testlerini de buraya bırakıyorum.

1 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: