Genel

Bu defa laiklik elden gidiyor

Alevi ve Sünni çatışmalarını körüklemek için 'din elden gidiyor' çığırtkanlığı yapanlar sustu artık. Gün onların günü. Şimdi, 'Laiklik elden gidiyor' çığlıkları kopuyor.

Sürekli toplum üzerindeki baskılardan, gazetecilerin, siyasetçilerin yaşadıkları tehdit ve şiddetten, tutuklamalardan bahsediyoruz. Nitekim bunu inkâr etmek mümkün değildir. Artık en koyu AKP’li dahi, bunların farkında; ama ekmek yediği yeri her ne pahasına olursa olsun, kötülemek istemiyor.

Yıllar önce bir makama, deri koltuklu bir masada görevli olmanın hayalini kuranlar, bugün AKP’nin en koyu yandaşlığıyla, en güçlü taraftarlığıyla karşımıza çıkıyor. Öyle bir hâle geldiler ki, cinsel istismar ve şiddeti, baskı ve zulmü dahi görmezden geliyorlar. Adaletsizlik artık denizin en derinliklerinde dahi görünmesine rağmen; ‘Türkiye’de adalet vardır’ demekten geri durmuyorlar.

Kendi kadrolaşmalarında her zaman büyük adımlar atan iktidar, gençlik yapılaşmasından, sanatçısına; sporcusundan, tarikat liderlerine kadar; hepsini kendi himayesine çekmeyi başardı. Oysaki bu yapıdaki kişileri sadece kullanıyordu; tıpkı şu an MHP Lideri Devlet Bahçeli’yi ve seçmenini kullandıkları gibi…

Gelelim eski dinsel çatışmalara…

Artık kalmadı öyle sokakta ‘din elden gidiyor’ çığlıkları atanlar. Sağ ve tutucu eğilimi kandırmak için atılan bu çığlıklar; yerini ‘laiklik, Cumhuriyet elden gidiyor’a dönüştü. ‘Laiklik’ ve ‘Cumhuriyet’in yerini ‘muhafazakâr-tutucu ve tarikat’a bıraktığını görüyoruz. Artık sokakta sakallı, cübbeli, şeyh liderlerinin dini korumak, kollamak adına attıkları çığlıklar kalmadı. AKP’nin yapısal düzenini korumak, ‘laiklik ve Cumhuriyet’ yapıyı yok etmek için giriştikleri bir çaba var.

Yıllar önce Sivas’ta Mehmet Işık‘ın kaleminden okuduğum ‘Osmanlı Devleti’nden Türkiye Cumhuriyeti’ne Türkiye’nin Derin Tarihi’ adlı bir kitap vardı. Bu kitapta Osmanlı Döneminde ortaya çıkan ‘Böl-parçala-Yut’ stratejisinden bahsederken; öte yandan da bu üçlü stratejinin yine devam ettiğini belge, söyleşi ve araştırmalarla ele alınmış. Sağ-Sol, Alevi-Sünni ve Türk-Kürt olaylarının da bir çatışmaya sebep olduğunu vurgulayan yazar Işık, bu çatışmaların içinde kalanlarla da söyleşi yapıyor.

Alevi ve Sünni çatışmaları, ‘din elden gidiyor’ haykırmalarının Çorum, Kahramanmaraş gibi yerlerde başlamasıyla büyüyor. Kitapta anlatıldığı gibi, o dönemde iki farklı mezhepten birbirlerine kız alıp verenler, akşam eve geldiklerinde sokaktaki çatışmalara, kargaşaya bir anda şahit oluyorlar. Sünnileri kışkırtan ve Alevilerin üzerine salan birtakım ajanlar; ülkedeki çatışmaları her geçen gün büyümesine sebep oluyordu. O dönemde içlerimize sızanlar, bizler gibi giyinip, bizler gibi dolaşan bazı yabancı kişilerdi. Tıpkı Osmanlı döneminde Arapları kışkırtıp, Osmanlı’nın üzerine salan ‘Arabistanlı Lawrens’ gibi…

Bugün geldiğimiz nokta; bu kışkırtmalara mahal verenlerin ülkesi haline geldi Türkiye. Kadınlar ve çocuklar cinsel istismara uğruyor, kadınlar öldürülüyor, kadınlar 6284 ve İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanmasını talep ediyor; ama tarikat yapılaşması bunu istemiyor. Kadınlarını köle gibi kullanmak, onları evden, mutfaktan çıkarmamak, sokakta istedikleri gibi giyinmelerine engel olmak, kadınları sadece yemek yapan, çocuk doğuran, ayak yıkayan, terlik getiren, evi süpüren, siyah çarşaf giyen birer köle haline getirmek istiyorlar. Bunları kadınlarına dayatırken; camide, medresede küçük çocuklara cinsel istismarda bulunuyorlar. Daha açık haliyle, tecavüz…

18 yıllık iktidar, cemaat ve tarikat liderlerine öyle bir mevki, makam, yetki verdi ki; artık onların ‘din elden gidiyor,’ naraları atmalarına gerek kalmadı. Ülke, onların istedikleri bir yapıyla yönetiliyor. Paralarını alıyorlar, dernek adı altında bir dört duvar arasındaki ve ‘vakıf, dernek’ adı altında maddi, desteklerini de alıyorlar. Yaptıkları tek şey; her zaman olduğu gibi, herhangi bir güçlü siyasi parti veya iktidara yanaşmak; onlardan nem kapmak.

Yıllarca sağ yönetim iktidarda oldu ve bu gidişat iyi değil. Bu yapının hatalarıyla Türkiye sürekli geriye gidiyor, sürekli darbelerle karşı karşıya kalıyor. Nitekim bunu son 15 Temmuz Darbe Girişiminde gördük. Ki buna da darbe denirse… Orası ayrı konu.

Sağcı ve tarikat yapı oturmuş; solcu ve demokrat yapının ‘laiklik elden gidiyor’ çığlıklarını dinliyor. Yetmiyor bundan faydalanıp; iktidarla ‘laiklik‘ ve ‘Cumhuriyet‘ yapıya saldırıyor.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: