Genel

Şakkadanak yaptığım makarna

Geçenlerde izlediğim bir video aklıma geldi. Aklıma her geldiğinde gülümserim. Ahmet Hakan’ın sunduğu ‘Tarafsız Bölge’ programının konuklarından kendini ekonominin duayeni olarak tanımlayan Necmettin Batırel, videoda şunu söylüyordu: “Merkez Bankası bu aşamada ne yapabilir? Ortada bir yangın var. Bu yangın, suyla söndürülecek bir yangın değil, petrol yangını bu. Köpükle müdahale edilmesi gerekiyor. Ben olsam ne yapardım, 10 milyar doları şakkadanak satarım. Şaşırır millet. Hiç beklemedikleri bir harekettir. Niye satıyor, nasıl satıyor. Hani rezervleri düşüktü diyenler, demek ki rezervleri varmış diyecekler.”

Ahmet Hakan, soruyor o esnada tabii: “Düşer mi dolar o zaman?”

Şakkadanakçı Batırel, “Mutlaka düşer. Ama herkes diyecek ki, biraz yavaş düşürecekler. Merkez Bankasının pili bitecek diye bekleyecekler. Arkadan bi 10 milyar daha satarım. Yetti mi, yetmediyse bi 10 milyar daha satarım. Bitti. Çil yavrusu gibi dağılırlar,” diye teorisinde direniyor.

Bu duruma sevinen Ahmet Hakan, “Bu çok güzel olur, olmaz mı?” diye Ekonomi Profesörü Özgür Demirtaş’a soruyor: “Olmaz,” diyerek bir de kafasını geriye itiyor Demirtaş. Tabii Ahmet Hakan ve Özgür Demirtaş, buna tebessümle, gülen mimikleriyle karşılık veriyor. İkisi de inanmıyor böyle bir şeyin mümkün olacağına. Mümkün olabilir mi? Öyle şaklı şuklu ekonomi mi düzeltilir?

Durum bundan ibarettir.

Ülkedeki ekonomik yaptırımlar, ekonomik gidişat; işte böyle bir kafa tarafından yönetiliyor.

Ben de, şakkadanak bir makarna yapayım dedim. Şak diye bir tencere çıkardı annem. Tencereyi önce yıkadı, içine su koydu ve tak diye ocağın üzerine yerleştirdi. Cık cık diye set üstü dediğimiz ocaktan sesler geldi ve püff diye alev çıktı. Tencerenin yarısı suyla dolu ve kaynamasını bekliyoruz.

Suyu kaynamaya bırakırken, ben de gündemdeki Zafer Bayramı kutlamalarını, mesajlarını ve haberleri okuyorum o esnada. Arada mutfağa gidip tahta kaşığı alıyorum elime ve makarnanın kaynayıp, kaynamadığını kontrol ediyorum. Kaşık ıslanınca tabii, tak tak tencereye vuruyorum, kaşığı yerine bırakıyorum.

Sıra süzme işinde

Makarna oldu, şimdi de süzeceğim ve servise hazırlayacağım. Annem süzgeci getirdi, şlap diye içine boşalttı makarnayı. Ben de süzgeçteki makarnayı soğuk suya tutmak için çeşmeyi açtım, şorol şorol su akıyor makarnanın üzerine. Birkaç saniye sonra, makarnayı çektim suyun önünden.

Tencereye annem yağı koydu, kızartmaya başladı. Cızıl cızıl kızarıyor yağ ve süzdüğüm makarnayı da tencereye boşalttık şlok diye.

Makarna hazır, servise başlıyorum

Tahta kaşıkla tenceredeki makarnayı, porselen servis tabağına tikok tikok diyerek aktarıyorum. Bir yandan da kum ocağındaki kumların birikintisi şeklini veriyorum ve tik diye tabağı masaya koyuyorum. Yanına bir peçete ve peçenin üzerine de bir çatal koyuyorum.

Sıra süslemeye geldi

Önce ketçapı aldım, tok tok diye vuruyorum avucumun içiyle ketçabın kıçına ters çevirerek. Masaya koyuyorum ve sarımsaklı yoğurdu alıyorum elime. Plastik kaptaki yoğurdu şlop şlop diye kaşıkla karıştırıyorum ve servis tabağındaki makarnanın üzerine daireler çizerek döküyorum ince ince…

Hemen ardından ketçapı alıyorum, pırt pırt diyerek yine daireler çizerek döküyorum yoğurdun üzerine ve kenarına…

Geriye son süsleme kalıyor

Maydanozları da pıt pıt kırıyorum ve tabaktaki markanın uçlarına, kenarına dikip, süslüyorum. Şak diye yaptım makarnayı, şuk diye oturttum tabağa, aldım elime çatalı ve çıt çıt yemeğe başladım.

Bu da benim şakkadanak makarna yapma şeklim.

Lâkin harika bir tat elde ettiğimi söyleyebilirim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: