Genel

Bir araba parasıyla; 4 araba alıyoruz

Ülkemizde, umutların yıkıldığını görüyorum. Herkesin dilinde, ‘umutlarım tükeniyor’ kaygısı var. Benim de öyle, yıkılıyorum sanki.

Gelecek kuşak, eğitimlerinin kötü gitmesine mi yansın, geleceklerine yön veremediklerine mi? Meslek seçerken, ‘acaba atanır mıyım, iş bulabilir miyim?’ sorularının verdiği kaygılarla mı uğraşsın; yoksa eğitimi bir kenara bırakıp direkt ticarete mi atılmayı seçsin? Gençlerimiz, ne seçmeli?

Bu soruların cevapları, maalesef yanıtsız kalıyor.

Okullarda, yeteri kadar eğitimin verilmediğini düşünüyorum. Ve ayrıca eğitimde eşitliğin de olmadığı kaygısını yaşıyorum. Okula giden çocuklar, gençler; aldıkları eğitimle, hayatlarındaki gerçeklerin örtüşmediğinden de kaygılı. Artık meslek seçimini, gelecek kurmayı bir kenara bırakalım; okulda öğrendikleri, gerçek hayatta hiçbir işe yaramıyor.

Eğitimciler, yani öğretmenler ise; müfredata göre gitmek zorunda kalıyor. Bu da sistemin dayattığı ‘ezberci, körelmiş’ zihniyetin bir anda geleceğe, dış kapıya atıldığını gösteriyor. Bir nevi, sistemsel kölelik yaratılıyor aslında.

Türkiye İstatistik Kurumu(TÜİK),Yaşam Memnuniyeti’ adlı araştırmalarda, insanların ekonomik kazanımlar sebebiyle mutsuz olduklarını belirledi. Toplumda istenilen kazanç sağlanmadığında, yoksulluk, ruhsal çöküntü, bedensel yıpranma ve sağlıkta bozukluk meydana getiriyor. Bu da stresle tanımlanabiliyor. Yani stresin getirdiği tüm sorunlar, ekonomik kaygı, gelecek kaygısı gibi sebeplerden de kaynaklanıyor.

TÜİK’in araştırma raporlarında, 2015 yılı için en yoksul kesim ile en zengin arasında fark ise 7,4 kat olduğu ortaya çıkmıştı. Yıl 2020 ve zengin daha da zengin oldu, fakir daha da fakir… Yaşamsal mücadele, yapılan bazı işler, yaşanılan kırsal kesim gibi benzeri uğraşlar ve emekler; kimseyi yormuyor. Asıl insanları memnun etmeyen, asıl insanları çöküşe götüren şey, ekonomik kazanımın, yoksulluk sınırının altında olmasıdır.

Ekonomik kazanım, her geçen yıl azalıyor. Yani bunu şu şekilde açıklamak mümkündür.

Türkiye’de üretim artık durma noktasına geldi. Çiftçi üretirken, gübreye, mazota, biçme makinelerine, traktör, römork gibi taşıma aletlerine para vermekte güçlük çekiyor. Her malzemenin ham maddesi, gübre, saman, inek, tohum, araçların parçaları… gibi tüm ihtiyaç duydukları araçlar, dolarla geliyor. Haliyle dolar şu an: 7,33 Türk Lirası. Yurt dışında bir aracın parçası 70 dolar ise, bu vergilerle ortalama bin(1000) lirayı bulabiliyor. Sadece parçanın vergisi fiyatı: 513 lira yapıyor. Bir de bunun Türkiye’deki gereksiz vergilerini de eklediğimizde, çiftçi bunu almakta zorlanıyor. Pekâlâ almak istediği, ihtiyaç duyduğu parça, malzeme Almanya‘dan geliyorsa? İşte o zaman da euro ile almak zorunda. Euro ise şu an: 8,73 Türk Lirası.

Bu durumda Türkiye’ye ihraç edilecek her malzeme, iki veya üç kat pahalı geliyor; ama onu alabilmek için daha fazla satışın yapılması gerekiyor. Yeteri kadar satış yapamayan bir esnaf, yeteri kadar üretim yapamayan bir çiftçi; nasıl daha fazlasına girişebilir ki? Ortalama kazancıyla, ailesini geçindiremiyor iken, daha fazlası için günün 24 saati çalışması gerekiyor. Emin olun, o da yetmez. Çünkü vergiler, zamlar gece vaktinde devreye giriyor.

Bir örnek daha vereyim.

Amerika’da ortalama ikinci el bir araç yaklaşık 6, 7, 9 veya 11 bin dolar. Amerika’da asgari ücret de 2 bin 970 dolar. Yani ortalama saat başı 15 dolar alıyorlar ve resmî olarak günlük 9 saat, haftanın ise 5 günü çalışıyorlar. Bu da toplamda net olarak 2 bin 970 dolara denk geliyor.

Şimdi, 3 veya 4 ay çalışan bir Amerikalı, istediği özel ve lüks aracı alabilir mi? Tabii ki alabilir. Çünkü asgari ücret 2 bin 970 dolar ise, 4 aylık asgari ücret toplamda 11 bin dolar yapar. Hiçbir ödeme yapmaksızın. Tabii ki ödemelerini yapar, faturaları aradan çıkarır, kirası gibi zaruri ödemelerden bahsediyorum. Bunları yaparsa, yine bir araç için ortalama 3 veya 4 ayda bir araç yine alabilir. Üstelik iyi bir model araç alabiliyor.

Peki, Türkiye’de?

Türkiye’de bir asgari ücret: 2 bin 324 lira. Bir araç ortalama ne kadar? İkinci el desek, 50 bin lira. Sıfır araç; 130, 150 bin lira. Binek araçlardan bahsediyoruz sadece.

Kaç asgari ücret yapar?

Toplamda 65 asgari ücreti topladığında, 151 bin küsur lirayla, 150 bin liralık sıradan bir binek araç alabiliriz. İkinci el araçların fiyatları git gide artıyor. 50 bin lira için ise 22 asgari ücreti toplamamız gerekiyor. Pekâlâ, elektrik, doğalgaz, telefon ve internet faturaları, kira, mutfak ve günlük sıradan harcamalarımızı yaptık mı? Hayır, daha onları hesaplamadık. Çünkü onlara yetmiyor ki aldığımız para!

Bu hesaplamaları dolar kuru, dolar çevirisi üzerinden yapmayalım. Denk bazından bakalım. Bir Amerikalı 2 bin 970 dolar alıyor, bir lüks araç ise aldığı maaşın sadece 4 katı. Lâkin Türkiye’de bir asgari ücretli, sıradan bir sıfır aracı alabilmek için yaklaşık 65 kat daha kazanması lazım. İşte sorun da burada. Kat bazında kaybediyoruz. Bir aracı satın alırken; o araca verdiğimiz parayla bir aracı Hükümete, birini firmaya, birini kendimize ve diğerini de bağış olarak elde etmiş, dağıtmış oluyoruz. Bizim yerimiz kesin cennetlik.

Bunca hengâmenin içinde, sizce gençler, yetişkinler, orta yaşlı veya yaşlılar; artık Türkiye’den umutlu olabilirler mi? Umutlarımızı, kaygılarımızla değiştirmek zorunda kaldık. Çünkü yaşadığımız evde, toplumuzda mutlu olmaya çalışsak da; ekonomik sıkıntılar, elde etmek istediklerimizin pahalılığı, ruhumuzu ve zihnimizi yakıyor.

Ülkenin yöneticileri, bundan haberdar olmalarına rağmen; ‘ekonomimiz şahlanacak’ naraları atıyor. 18 yıldır, 20 yılı geçmiş bir zamandır şahlanamayan ekonomi; bu buhran dönemde nasıl şahlanacaksa artık!

Artık o devir kapandı, bitti. Ekonomimiz çöktü, çöküyor. Artık kiminle el sıkıştıysalar, ülkenin bir karışını onlara sattılar.

Şimdi Kanal İstanbul etrafında turladılar; Katarlının anasına gitti bir karış toprak daha. Ekonomimiz yandı, bitti, kül oldu. Ne saman kaldı, ne inek ne de çoban. “1 kişi tok, milyonlar aç,” diyelim Taylan Kulaçoğlu’nun sözüyle…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: