Genel

Düğmeliler ve düğmesizler

Hâlâ devam eden bir demokrasi kıyımı var. Yıllarca süregelen bu kıyım, Türkiye’yi küçük zümrelere bölüyor. Tipik Osmanlı Devleti’nin çöküş dönemi gibi… Çok kolay harcıyorlar, her insanı. Sağ merkez yönetimi olarak siyasete başlayan AKP iktidarı, önceki sağ yönetimden farkı kalmadı. Demokrasiyi dilinden düşürmezken, demokrasi kıyımı yapıyor. Özgür bir toplumdan bahsederken, özgürlüğün kırıntılarını dahi ateşe veriyor. Ne eleştirilmekten hazzediyor ne de karşılarında birilerini görmek istiyorlar. Ve Partili Cumhurbaşkanı Erdoğan, Refah Partisi dönemlerinde gördüklerini; şimdi sol eğilimli partilere, gençlere, gazetecilere, aydınlara uyguluyor. Hepsinden nefret ediyor, ikinci bir sese tahammül etmiyor.

Eleştirileri dikkate almıyor, sonunu dinlemeden yok ediyorlar; tutuklayarak. Tehdit veya şantaj ile bazı kişileri kendi himayesine çekiyor.

Dönemin Demokrat Parti Genel Başkanı Süleyman Soylu;Türkiye’de siyaset adına hava atmaya çalışan bu AKP ve Tayyip Erdoğan’a orada gününü göstereceğiz, o yerel seçimlerde. Bir tarafta Erdoğan medyası, bir tarafta Doğan Medyası(Aydın Doğan). Doğruyu hepsi görecekler. Bugün AKP’nin iktidarda olması, AKP’nin maharetinden değil; bizim kabahatimizden, biz kabahatimizi biliyoruz. AKP’den bu milleti kurtaracağız,” demişti. Şu an ise İçişleri Bakanı kendisi ve özgür yayın yapan, gerçekleri gizlemeyen medyaya, Erdoğan karşısı medya etiketi vurarak; asıyorlar, kesiyorlar. Dünden bu güne; ne değişti? Ne çabuk saf değiştirdiler de, bu ülkedeki katliamlara, yaşanan acılara, baskılara, tehditlere sessiz kalır oldular? Ne verdiler de, Çorlu’daki tren katliamındaki sorumluları gizleyip, evladını, eşini kaybedenleri suçlu gördüler ve üstelik dava açar hale geldiler?

AKP’li Ağrı Belediyesi Başkanı Savcı Sayan(Solda) İçişleri Bakanı Süleyman Soylu(Sağda) Büyük Ağrı Dağı ve Küçük Ağrı Dağı’nı birbirlerine gösterirken

Peki, CHP’nin 32. Olağan Kurultayı’nda konuşan eski CHP’li Savcı Sayan ne demişti?

Eğer biz kötüyü bilmeseydik, şimdi hepimiz AKP’de milletvekiliydik. Bakkalın önünde bir paket margarini veresiye alıp misafirini yolcu etmek isteyen Anadolu kadınlarını düşünün. Parmağındaki alyansını satıp, kendi çoluk çocuğuna önlük alan Anadolu kadınını düşünün. Sadece köydeki nişanlısına, el salladığı için töreye kurban edilen Anadolu kızlarını düşünün. Tankerler dolu mazottan, 50 kiloluk kaçak mazota düşen çiftçiyi düşünün. 1,5 milyondan, 6 milyona giden pirinci düşünün. Eğer bir ülkede reçelin kilosu, balın kilosundan daha pahalıya gelirse; bazı şeyler yozlaşmıştır. AKP ne diyordu, ‘Biz gelirken, Hazreti Ömer’in adaletini getireceğiz,’ diyorlardı. Hazreti Ömer, kendi işini yaparken kendi mumunu, devletin işini yaparken devletin mumunu yakardı. Acaba bunlar gemilerde, kimin mumunu yakıyorlar. Bunlar Katar’da para alırken, kimin benzinini yakıyorlar, kimin uçağıyla gidiyorlar. Siz Sivas’ta 37 aydını yakanlara neden dur demediniz? Şimdi Sivas’ın kanı üzerinde, bakanlık yapıyorlar. Atatürk’ün partisine kilit vuranlar mı cesur, yoksa onu canı pahasına açanlar mı cesur? AKP, Tayyip Erdoğan ve başka birileri, ‘bu ülkede gömlek değiştirdik, bu ülkeyi yöneteceğiz’ diyenler oldu; aldanmayın. Yılanlar da gömlek değiştirir. Ama zehirleri bitmez. “

Savcı Sayan, şu an AKP Ağrı Belediyesi Başkanlığı koltuğunda oturmuş, şehrin sorunlarına eğiliyor. Yardım kolileri götürüyor. Kimin adına? Sayıp sövdüğü AKP ve Erdoğan adına. Deri koltuktan ülkenin her muhalif yapısına saldırıyor; kendisi de bir zamanlar muhalifti oysaki…

CHP’de görev yapan Sayan, CHP’nin eski Genel Başkanı Deniz Baykal’ın görevinin bitmesinin ardından, –ki bir kaset skandalı patladı ve Baykal’ın yerine Kemal Kılıçdaroğlu getirildi– hüngür hüngür ağlayarak sitem ediyordu. ‘Babam gitti,’ dercesine gözyaşlarına boğulmuştu Deniz Baykal için.

O günden bu güne, ne değişti? Üstelik 2 binli yıllarda. Yarım asır geçmedi henüz. AKP hâlâ iktidarda, hâlâ devam ediyor ülkeyi fakirliğe sürüklemeye, demokrasisini katletmeye…

Gazetecileri, siyasetçileri ve toplumdaki her insanı fikir, mezhep çatışması içinde bölen bir yönetim anlayışı var. Hâlâ aynı baskı, aynı bölme politikası devam ediyor.

Düğmesizlerin mücadelesi

Barolar, bugünkü gerçekleştirmek istedikleri yürüyüşün karşısında yine polisi buldu. Gece nöbetlerinden, sabaha kadar direndiler. Cübbelerine düğme dikenler ve cübbesini düğmesiz bırakanlar olarak ikiye bölecekler baroları. Amaç bu. Tıpkı havuzun, ana akım medya gazeteleri ile özgür ve bağımsız gazetecilik yapan gazeteleri böldükleri gibi. Çemberin içindeki gazeteler; ana akım medya. Çemberin dışında kalanlar ise, özgür ve bağımsız medya. İşte o çemberin dışında kalanlar, tutuklanıyor, baskılanıyor, yok edilmek isteniyor. Baroların savaşı da tam olarak bu. Düğmeliler ile düşmesizler savaşı. AKP’nin gazetesi, AKP’nin kalemşörleri, AKP’nin polisi, AKP’nin bekçisi, AKP’nin yasası, AKP’nin Kürdü, AKP’nin öğrencisi, AKP’nin kanalı, AKP’nin baroları diye liste uzayıp gidecek… Barolar bölündüğünde; ki bölündü artık. Bir Kanun Hükmünde Kararname ile çemberin dışında kalan, yürüyüşleri polis tarafından engellenen barolar; tutuklanıp, yok edilecek. Haliyle kimse çıkıp da AKP’nin istemediği kanun ve yasa karşısında ses çıkarmayacak, savunmaya geçemeyecek.

Bu bir çöküş değil de, nedir?

O çok övdükleri Abdülhamit; ülkeyi İngilizlere peşkeş çekerken, 1 milyon 600 bin kilometrekareye yakın toprağı kaybederken, bugün AKP iktidarı ve Partili Cumhurbaşkanı Erdoğan döneminde ise milyonlarca toprak kaybı yaşandı, adalarımız gitti. Büyük bir şantaj var bu perde arkasında, bu kadar hınç dolu olan siyasetçiler; bir anda karşı durdukları yere sırtını dayamaları şaşırtıcı geliyor. Bu dönemde artık, sıradan hale geldiği de açık. Yarın kimin ne yapacağını kestirmek çok zor.

Türkiye, bir beka sorunu değil; bir liyakat ve onur sorunu yaşıyor…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: