Genel

Hapis değil, önlem…

Yer yüzünde bir salgın başladı: Koronavirüs (COVID-19).

Salgın her geçen gün artıyor. Çünkü önlemi çok geç aldı mevcut Hükümet’imiz. Tıpkı depremlerin olduğunu, olacağını biliyordı. Sonra ne yaptılar, mevcut faaliyetlerini sürdürdüler ve önlem almadılar. Bu da enkazı ve sorumsuzluğu beraberinde getirdi.

Geç alınan önlemler işe yaramıyor. Ölümler yine artarak devam ediyor. Üstelik normal artıştan fazla ve diğer bizi kıskanan, bizi parmakla gösteren(!) Avrupa ülkelerinden daha fazla yayılıyor. Bunun önüne geçemediğimiz gibi, bazı yerlerdeki sağlık emekçilerinin koruyucu malzemeleri yetersiz kaldığı bilgiler dolaşıyor. Maskesi, eldiveni gibi tıbbî malzemeler, her geçen gün azalıyor. Ama sağlık bakanı, bu konuda yeterli olduğunu duyuruyor.

Benim de bu süreçte evde kalmamın ilk günü başladı. Bugün itibariyle 20 günlük bir izne çıkarıldım. Ücretsiz izin bu maalesef… İşten bıktığım için, pek bi sevinmiştim; ama ücretsiz olmasına azıcık da nefretle baktım. Ne bekliyorum ki, bu süreçte ve bu ülke zarfındaki işverenlerden… İşler azalmıştı, kargo sayısı düşmüştü ve çalıştığım kargo şirketine az sayıda kargo geliyordu. Bu sebeple benim gibi 4 kişiyi izne gönderdi. Kalan 4 kişi işe devam ediyor.

Sıkılmak da neyin nesi?

Sahi anlamadığım şey şu. İnsanlar nasıl sıkılıyor? Sıkılmak nasıl bir şey? Üfleyip, püflemek mi? Yoksa bir yerde nefessiz kalmak gibi mi? Uyandığımdan beri kitap, gazete, haber okuyorum, bazen de telefonumdan oyun oynuyorum; hiç sıkıldığım aklıma gelmiyor. ‘Şöyle bi dışarı çıkayım, sıkıldım, bunaldım‘ diyemedim.

Bu konuyla ilgili Haluk Bilginer‘in bir sahnesine denk geldim. Aynen şöyle diyordu: “Sıkılmak için hiçbir zaman bir saniye bile vaktim olmadı benim. Ayrıca sıkılmak denen duygunun son derece lüks bir duygu olduğunu düşünüyorum bugünkü şartlarda. Can sıkıntısı her zaman lüks olarak nitelenebilecek bir şeydir. Ben, evim, odam, kitaplarım neredeyse kendimi oralı hissederim başka bir yere de ihtiyaç duymam. Bu insanın kendine bir dünya yaratabilmek, kendini oyalayabilme yeteneğiyle ilgili bir şey.”

Ne de güzel söylüyor değil mi? Ben de yıllardır aynı durumdayım. Sıkılmadım hiç bu güne dek. Böyle sürekli sıkılıyorum gibi bir havaya giremedim. Bu tamamen bir lüks olmalı, farklı ve bir modern yaşam olmalı. Saat akşamın 6’sı ve ben sıkılmıyorum. Daha fazla kalabilirim…

Bir kitabımı bitirdim, kalmıştı birkaç sayfa. Yenisine başlayacağım. Haliyle iki gazete okudum bugün. Sadece fotoğraflara bakmakla yetinmedim, yazıları da okudum. Spor sayfası hariç tüm sayfaları okuyorum. Bu birkaç gün sürekli gazete alabilirim. Kahvemi özenle yaptım, çayımı keyifle içtim, belgesel bakındım. Günüm huzurla devam ediyor. Ve henüz 19 gün var.

Dizilere de takılı kaldım

Annemlerle evdeyim. Onlar sürekli bir diziden, diğerine atlıyor. Karakterle arasında mekik dokuyoruz. Yaz dizisi bitiyor, kış dizisi başlıyor. Pazar günleri evde kaldığım zamanlarda, bu dizilere maruz kalıyorum. Haliyle bu 3 haftalık zaman zarfında da evde olduğuma göre, daha fazla pembe dizilere maruz kalacağım. Aldatmalar, ihanetler, entrikalar, dram, olumsuz örnekli sahneler… Toplumsal yapımıza tecavüz eden bu senaryolar; aile içimize kadar girdiler. Toplumsal yapımızı bozsalar da, ailemizde özenle ve merakla izleniyor.

Öpüşmek yasak, mini etek ayıp; ama yumruk, ihanet, silah serbest bu ülkenin kanallarında... Buna maruz kalan çocuklar, öğrenciler; kafalarında neler oluştuğunun farkında değiller.

Neyse ki kitaplarımı, kahvemi stoklamıştım. Bu süre zarfında daktilom, kitaplarım ve kahve keyfimle biraz kendi iç dünyamla yaşayacağım. Diziler ise, ara ara kulağıma yankılansa da, havalar ısınıp, odama geçene dek biraz duymamazlıktan gelmem gerekecek…

#EvdeKal kendini ve çevreni koru… Ülkeni koru…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: