Genel

Akiller, kulisten çıktı

Ülkedeki ayrışma, yıllardır sürüyor. Bir yerlerde bir siyasi çatışmanın doğmasındaki sonuç: yine ayrışma.

Ne yazık ki birileri, fikir, düşünce, din ayrımcılığının sonunda, şimdi de ‘anneler‘ arasında bir ayrıştırmaya gitti. 90’lar döneminde yükselişe geçen sol-sağ çatışmasının ardından, Türk-Kürt ayrışmasına gelindi ve bu durum, Alevi-Sunni ayrışmasına kadar indirgendi.

Daha sonra Cumhurbaşkanını Erdoğan’ın gerçekleştirdiği bir mitinginde ‘başörtülü bacılarıma saldırdılar‘ serzenişiyle; baştörtülü olan ve olmayan arasındaki çatışma ve siyasi propaganda halini aldı. Toplumumuzda ayrıştırmaya yer olmaması halinde, yine de zoraki bir ayrımcılığıa itiliyor. Olay sadece Cuhmurbaşkanının ithamında değil, yalnız bu yaklaşımla bakanları, vekilleri ve sokağı da etkiledi. Bir yerlerde işe alımlar gerçekleştirildiğinde, yine ayrışmalı, seçici unsurlarda, siyasi kimlik de ele alındı. Hatta “sen başörtülü değilsin” şeklinde geri çevrilenler de oldu; “sen başörtülüsün” şeklinde geri çevrilenler de oldu.

Dersaneden bir Tarih öğretmenim, girdiği bir sınavda aldığı barajın çok üzerindeki puan sonucunda, üniversitede akademisyen olmak istiyordu. Ki o dönemde bizler de dershanede öğrenciydik. Bunun için çok çalışmış ve gereken baraj puanının da üzerinde bir puan aldığını belirtmişti.

Sonrasında sonuçlanan açıklamada; kendisinden çok az puan alan bir başörtülü kadının yerleştirildiğini öğreniyor. Anlattığım bu konu, 8-9 yıl öncesi…

Hâlâ süre gelen bu yerleştirme ayrımcılığı; akraba, yandaş, giyim ve düşünce farklılığıyla seçiliyor.

Annelerin acısını neden bölüyorlar?

En can alıcı nokta da bu işte. Hiçbir şeyi geçemediğimiz gibi, bunu da geçemeyiz. Halkların Demokratik Partisi(HDP)’nin önünde toplanan annelerin çağrısı; “Evlatlarımız PKK’nin elinde, onları istiyoruz” dur. Peki, bu çocuklar ilk defa mı katılıyor PKK örgütüne? PKK’nin bir terör örgütü olduğunu yeni mi anlıyorlar? Ayrıca bu örgüt yeni mi kuruldu? Peki, bu örgütle anlaşma yapan kimlerdi?

Bu soruların cevapları verildiğinde, geçmiş siyasi unsurlar ve siyasi faaliyetler tüm çıplaklığıyla ele alındığında; annelerin oraya gidişi, pek de gerçeği yansıtmıyor. Özellikle ‘Akil insanlar‘ diye kastedilen yandaş sanatçılar ise, bu eyleme katıldıklarında akıllara bir soru geliyor?

Ey! Akiller; bebeği tutuklanan anneler, KHK ile ihraç edilen anneler, evlatları gözaltına alındıktan sonra kaybolan anneler eylemdeyken, sokaktayken ve acı çekerken neredeydiniz? “Savaşa hayır” demekten korkan Akiller, neden şimdi HDP’nin önünde eyleme geçti? Bu konuda kimler akıl verdi?

İşte bu sorulara cevap verebilecekler mi? Veremeyecekler.

Cumartesi Anneleri, 27 Mayıs 1995’ten bu yana gözlatına alınan evlatları için eylemdeler. Haftanın her altıncı günü olan Cumartesi günü, Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen anneler, seslerini duyurmaya çalışıyor. Aslında sesleri duyuluyor. Teknolojik çağda, herkesin elinde telefonun ve sosyal medyanın olduğu br çağda, bunu duymadan kalmadı. Lakin, HDP ‘nin önünde boynu bükük çaresizce bekleyen devletimiz; bu konuda hem sessiz hem de olaylara sırtını dönmüş durumda. Bunun üzerine Akiller’, cübbeliler de eklenince; olayın ‘algı‘ kokması çok öteden duyuluyor.

Akiller’in, Cumartesi Annelerinin, KHK ile ihraç edilen ve tutuklanan annelerin sesi olmaya gittiğini düşünsenize?

Öncelikle medya aracılığıyla hain ilan edilecekler. Sonra konserler bir bir iptal edilecek ve bilet satışları düşecek. Müzik yapmaları engellenecek, basın aracılığıyla da ‘teröre destek ve Türkiye Cumhuriyeti’ni aşağılamak‘ mührünü de yedikten sonra hapse girecekler. Bunu bildikleri için, iktidarın istediği yoldan gidiyorlar. Amaç, İstanbul seçiminin intikamını almak. Tıpkı Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu‘nun yıllar önceki twitlerini bahane edip, partiyi ve destekçilerini parçalamak için alınan intikam gibi. O sanatçıları dinleyen yurttaşlar da, sanatçıların izinden gidip, erken seçimle de soluğu kurtarmak istiyorlar.

Her şey tamam da;

  • PKK’nin örgüt olduğunu savunup annelere destek için eyleme çıkan Akiller; iktidarın PKK’nin kurucu lideri Abdullah Öcalan‘ın mektubunu Nevruz’da okuttuğunda neredeydi?
  • Çözüm sürecinde Güneydoğu’da koridor açıldığında, Akiller neredeydi?
  • Kırmızı bültenle aranan Osman Öcalan, devletin kanalı TRT’ye çıkarıldığında Akiller neredeydi?
  • Artık anneler ağlamasın” diyen iktidar; seçim sonucundan sonra şehitler geldiğinde, anneler gözyaşına boğulurken; Akiller neredeydi?

 

Karmaşık düzende sorular çok olur; ama ya cevapları?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: