Genel

Tuzak

Her yıl gerçekleşen bir seçim, seçim sonrasında 5 saat geçmeden açıklanan sonuç ve balkon konuşması; kapanış.

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), 17 yıllık iktidar sürecinde, Türkiye’yi 16 defa seçim sürecine soktu.

Bunlar sırasıyla;
  1. Genel Seçim sonuçları (2002) AKP iktidara geldi. CHP de o seçimde Meclis’e girmeyi başardı.

  2. Yerel Seçim sonuçları (2004) AKP yine iktidara gelmişti.

  3. Genel Seçim Sonuçları (2007) AKP iktidarda,

  4. Referandum (2007)

  5. Yerel Seçimler (2009) AKP iktidarda,

  6. Referandum (2010)

  7. Genel seçimler (2011) AKP iktidarı sürdürüyor.

  8. Yerel seçimler (2014) AKP iktidarda devam…

  9. Cumhurbaşkanlığı seçimi (2014)

  10. Genel seçimler (2015) AKP iktidarda,

  11. Referandum (2017)

  12. Genel Seçimler (2015- Kasım) AKP iktidarı.

  13. Genel seçimler (2018) AKP iktidarda,

  14. Cumhurbaşkanlığı seçimi (2018)

  15. Yerel Seçimler (2019) İstanbul’un seçimleri kabul edilmedi ve tekrarlanması için her yol denendi. Sandık kurulunda görevli memurların araştırılmasına dahi gidildi. İptal sebebinde defalarca ‘çaldılar,’ denildi; oysaki YSK, iptal kararında bunu belirtmedi.

  16. Tekrar edilen İstanbul Merkez seçimi (2019- Haziran).

Ki bu seçime girdiğimizde, AKP’nin yoğun ısrarıyla seçime gireceğiz her haliyle; 17 yılda 16 defa sandığa gitmiş oluyoruz. Sandığın önemini vurgularken, sandık görevlileri suçlayan ve YSK’nin de verdiği kararı önemserken de, YSK’nin hukuk kurallarını çiğneyerek seçimi iptal etmesi, şaşılacak durumdan çıktı artık.

d4mykv9wsayxri4.jpg-large.jpgTuzağa çekilen seçilmiş siyasetçi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (seçilmiş) adayı Ekrem İmamoğlu, son gerçekleşen 31 Mart yerel seçiminde sandıktan çıkan ve maddi hataların düzeltilmesiyle, ayrıca tekrar sayılan sandıklarla, rakibi Binali Yıldırım‘a 13 binlik oy farkı atarak kazanmıştı. Artık seçilen, tüm ufak hataların düzeltilmesiyle sonuçlanan bir siyasetçiydi. Mazbatasını da güç bela alınca, yetkiler eline geçmişti. 17-18 günlük icraati olan İmamoğlu, halkın bu kadar kısa sürede gönlüne dokunması; aslında yaklaşımı, kurduğu cümleler, hitap şekli ve sürekli dilinden düşürmediği; ‘kucaklaşma, barışçıl, konuşma özgürlüğü ve güven‘ vermesiydi. Halkın istediği, İmamoğlu‘nun iki dudağının arasındaydı. Kısa sürdü bu söylemler. AKP yönetimi, bu kısa sürede yaşananları çekemedi ve seçimlerin iptal edilmesi için, boş bavullarla YSK’de soluğu aldı. 17 yıllık iktidar sürecinde, ilk defa İstanbul’u, Ankara’yı kaybettiler. Referandum da bunun bir kırılma noktasıydı. AKP’nin Genel Başkanı ve Partili Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “İstanbul’u kaybedersek, tökezleriz,” derken; sonuçların gidişatını fark etmeliydik.

Saldırılarla yıldırmak istediler

İmamoğlu’nun sürekli tartışmalara, sözlü saldırılara ve kavgaların içine çekilmesi; bir diğer tuzaklardan biri aslında. En kötüsü de, önümüzdeki pazar günü gerçekleştirilecek tartışma programı olacak. Bu programdan sürekli muhalif gazetecileri tehdit eden, zora sokan, dava açan ve her yazılanı hapsetmekle sonuçlandıran AKP kanadı, Uğur Dündar’ı moderatör olarak seçmesi şaşırtıcı değil. Mağdur olma rolünde, 17 yıllık sürecin aksi yöne çekmek için gösterilen bir yaklaşım olsa gerek. Dündar’ın kabul etmemesi, olası her türlü oyunun içine girmemesi içindi. Peki, geçen yıl Haziran’daki Cumhurbaşkanlığı seçiminde, CHP’den aday olan ve kendi kanadından bilgi alamayan Muharrem İnce’nin sessiz kalmasının ardından, FOX Haber sunucusu İsmail Küçükkaya‘ya “Adam kazandı” mesajının gönderilmesi, Küçükkaya’nın da bu stresli ve gergin ortamda mesajı okuması, ki bu mesajı sorgulaması gerekirken, sorgulamadı. Gazeteciliğin en önemli kısmını unuttu, her şeyin çökmesine sebep oldu.

“Kazanan kim? Bunu kamuoyu ile paylaşmam mümkün mü?”

demesi gerekirdi.

İnce’nin sonraki gün açıklamasında, “Ben mesajın okunacağını bilseydim, göndermezdim,” demesi de, olayları yatıştırmadı. Çünkü CHP’nin adayı İnce’nin, o gece tek mesajla, mücadeleyi bıraktığı, kaçtığı imajı yaratılmış oldu. Hâlâ bazı seçmenlerin, aynı şeyi yaşanmasından korkuyor. İmamoğlu’nun 31Mart gecesinde sürekli çıkıp konuşması, Anadolu Ajansı’nın ve YSK’nin planlarını suya düşürmesi, AKP cephesine yeni bir hamle sebebini doğurdu. İmamoğlu hâlâ yılmadan, savunmasını sürdürdükçe, AKP’nin medyası, trolleri, bakanları, kurum müdürleri; saldırıyı sürdürüyor.

sTLpCKpTiGs2w48vBu sebeple de, seçimlerin iptali için her türlü planlar işlendi. İmamoğlu, seçime kadar tuzaklardan kurtulamayacak. Tartışma programında herkes biliyor ki, Binali Yıldırım; İmamoğlu kadar etkili olamayacak ve AKP kanadından kanala baskı gelecek. Tıpkı CNN Türk’te Ahmet Hakan’ın sunduğu ‘Tarafsız bölge’ programında; Millet İttifakı adayı İmamoğlu’nun İstanbul’daki israflardan bahsettiği anda, yayının gece 12’de bitmesi gerekirken, gece 11.30’da bitirilmesi gibi…

Yayın erken bitebilir, kapatabilirler. Teknik arızalar yaratılabilir; İmamoğlu’nun imajının sarsılması için her yol denenebilir. Veyahut da, mağdur olma rolleriyle, milletin algısını tekrar ‘garibanla eş olan, mağdura destek olan, kimsesizlerin; kimsesi AKP” algısı da yaratılabilir.

Kazanan belli, kaybeden belli,”  diyen Cumhur İttifakı adayı Binali Yıldırım, “çaldılar” derken de; “onu milletin söylemi olarak söyledim,” diyerek de yan çizmişti. Pazar gününde göreceğiz, bu defa nasıl bir hazırlık yapacakları merak konusu…

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: