Röportaj / Söyleşi

Hemşirelikten yazarlığa

Yıllarca hemşirelik yapan Nurdane Uzun; emekli olduktan sonra şiirler, romanlar ve çocuk öyküleri yazmaya başladı. Şimdi kalemiyle şifa dağıtıyor.

Hemşirelik zamanını dolduran Nurdane Uzun, yazmak için kararını okuduğu kitaplardan birinden ilham aldı. 63 yaşındaki Hemşire Uzun, Chiristy Brown’un kendi yaşam öyküsünü kaleme aldığı ‘Sol Ayağım’ adlı kitabını okudu ve etkilenerek yazmaya başladı. Yazmadan duramayan Uzun, hayatının geri kalanını kalemine, kitaplarına adarken; yazdığı kitaplarını da matbaanın aracılığıyla bastırıp, onları gücü yettiğince satmaya çalışıyor.

Hemşirelikten 1995’te emekli oldu. O, hayallerini, gözlemlerini kayda alıyor ve bazı durumlarda da yakın çevresini arayıp, onların gözlemleriyle yazıyor. Şiir, roman, çocuk öyküsü, anı… Hemen hemen her şeyi kaleme alıyor. Yazmak için yaratılmış gibi. Yıllarca görev yaptığı hastane koridorlarından koptu; şimdi de geri kalan ömrünü yazarak, okuyucuya bir şeyler aktarmaya harcıyor. Kalemi, onun en kadim dostu oldu. Kalemine âşık, cümlelerini özenle seçiyor, onlarsız bir dakika bile geçirmiyor.

Kaç yıldır yazıyorsunuz?

Gençken şiir yazmaya başlamıştım. 1995 yılında emekli olduktan sonra düzyazı denemeye başladım. Öğretmenler gibi not tutmuyordum. Mesleğim farklı olduğundan, yazma kabiliyetim iyi değil. Her şeyin mutlaka okumakla, eğitimle olduğunu yazarak buraya kadar geldim. Eksiklerim var, yok değil. Ama yılmadım.

Bu yazdıklarınız daha önce bir yerden ilham alarak mı yazdınız?

Tabii ki? Ben Hemşireydim. Hemşirelik ve ebelik yaptım. Karacabey Devlet Hastanesinden emekliyim. 19 yıldır Bursa’dayım. Yazdıklarımı bastırıp satıyorum. Bunda bir kâr elde etmiyorum. Harcadığımı dahi kazanıp kazanmadığımı bilemiyorum.

1974 yılında göreve başlamıştım. Yazdıklarımla da mutlu oluyorum: Burada dolaşmak, insanlarla tanışmak, sohbet etmek de beni mutlu ediyor. Yabancı bir yazarın “Sol Ayağım” kitabından esinlendim. Kitaptaki çocuk tek ayağıyla bunca şeyi başarabiliyorken, biz neden yapamayalım?

Bu soruyla başlamış Uzun. Hemşirelik hayatı sonlandığında, hayatına giren büyük bir dersin de etkisiyle, yeni bir başlangıçla yola koyuldu. Bu defa üzerinde beyaz gömleği ve iğnesi yok. Elinde kalemi, üzerinde onu rahat hissettirecek kıyafeti ve kolunda çantası, çantasının içinde de kitapları var. Artık tedavisini, seçtiği kelimeleri bir araya getirerek kurduğu cümlelerle yapıyor.

Sosyal medyayı kullanıyor musunuz?

Sosyal medyayı takip ediyorum. Orada bakıyorum bazen her şeye. Yazdıklarımı da genelde bilgisayardan yazıyorum.

İlk kitaplarınızdan bu yana değişiklik hissettiniz mi?

Elbette. Çünkü o zamanlarda yazdıklarımda çok yanlışlar vardı. Bunları fark ediyorum. Bu şekilde gelişiyorum. Genellikle 2000’den sonra yazmaya başladım. Öncesinde şiirlerim de var, yazılı olan. Sürekli yazıyorum. İlk şiir kitabım, 1999’da çıktı ve 28 kitabım var şu an basılı olan. Henüz basılmamış kitaplarım da mevcut.

Yazıya nasıl başlıyorsunuz?

Önce o konunun mutlaka bir kabataslağı gereklidir. İnşaat gibidir. Mutlak bir roman konusu yoksa, öyle bir durum söz konusu olamaz. Bazen kadınlar, hayatının yazılmasını istiyor benden; ama vaktim yok. Çünkü satışını yapmam gereken kitaplarım var. Bu yüzden yorgun düşüyorum. Ev işleri, alışveriş, yazma derken vakit kalmıyor.

Bunları bir kırtasiye, kitabevi ile anlaşmadınız mı?

Onlarla konuştum, denedim bunu. Bir kenara atıyorlar. Kim istemez ki dinlenmeyi? Geldim ve dolaşıyorum. Satış olmuyor, yoruluyorum ve emeğimin karşılığını alamıyorum. Yayın evleri ücretsiz basmıyor. Ücretli basmak isteyenler var sadece.

Emekli maaşınız geçiminize yetiyor mu?

Giderler oluyor; site giderleri, kendi ihtiyacım derken, zorlanıyorum biraz. Çünkü düşük ücretli emekli maaşı alıyorum. Zor oluyor.

Sizden başka evde çalışan var mı?

Hayır. Çocuklarım kendine hayatına bakıyor, ben kendime.

Onlar evli mi?

Evli de var, bekâr da var. Bekâr olan kızım ayrı bir yuvada, İstanbul’da yaşıyor.

Ben evde yalnızım, kızım yakınımda oturuyor, damadımla birlikte. Komşular var ve ben varım sadece. Telefon açsam, karşı komşum hemen gelip, ilgilenir benimle sağ olsun.

‘Anarşistlere katkı mı sağlıyorsun?’

Ben mücadele ediyorum. Zamanla zabıtalardan ve güvenlikçilerden çok rahatsızlık duymuştum vakti zamanında. ‘Burada anarşistlere kitap satıyormuşsunuz, onlara mı katkı oluyor’ diyerekten beni tehdit edip, ağlattıkları günler de oldu. Şimdilik öyle bir durum söz konusu değil, eskisi rahatsızlık duymuyorum. Tek isteğim, beni namusumla ilgili rahatsız etmesinler. Onun dışında her şeye katlanıyorum. Çünkü oldukça mücadele ediyorum ben.

Kitaplarıyla ilgilenirken, aynı zamanda çevreci bir annedir kendisi. Hemşirelikten-ebelikten gelen Nurdane Uzun, sokaktaki çocuklara seslendiğini de anlattı ve dedi ki:

Az önce çocuklara sigara içtikleri için eğitim verdim. İş hayatınızda başarılı olamazsınız. Çünkü beyin hücreleriniz ölüyor, demiştim.

Yıllardan beri kendimi çocuklara ve kitaplara adamışım ben. Ben bir yere, tatile gidemiyorum. Şiir dinletileri, kültür merkezine falan gidiyorum. Sık sık gidersem, yazamam. Yazdıklarımın kalıcı olmasını istiyordum.

Okumak çok güzeldir. Okuduklarım da çoğunlukla aklımda kalıyor.

Başka şehirleri gezerek mi yazıyorsunuz?

Elbette ki gitmek istedim, gitmek isteyip de yazmak istedim. Görmek farklıdır. Ama zaman bulamıyorum. Orada olanlara, gidenlere, soruyorum ve onların anlattıklarıyla bazen yazarım.

Ve bazen kişilerle ilgili yazdıklarımı, kurgu olarak ekleyebilirim.

Kitaplarınızda hangi konuları işliyorsunuz?

Genelde kitaplarımda; dürüstlüğü ele alıyorum. Kötü ve azgın tiplemeleri almıyorum. Ben kahramanların dürüst ve topluma örnek olacak kişiler olsun istiyorum. Yoksa aksi durumlar topluma fayda vermez. Çocuk öykülerinde de öyle. Doğayı sevdirecek şekilde yazıyorum ve masallarda da iyiliği sevdirecek şeyleri ele alıyorum.

Nurdane Uzun’un başarıları;

1. Akademik hizmetler onur ödülü: 1992 yılı: Birinci mansiyon.

2. Karacabey T.S.Odası: Birinci mansiyon 1992 yılı.

3. Karacabey Yörem gazetesi bursa konulu birincilik (1993)

4. Sabah gazetesi al kalemi eline: Para ödülü (1993)

5. Ankara Bizim Kuşak Dergisi, Hoşgörü Birinci Mansiyon (1994-1995)

6. Anasam Dergisi Kayseri-konu öğretmen. İkincilik (2000)

7. Bursa Aydınlar ocağı, konu serbest:ikincilik (2003).

8. Aydın Beldiyesi, Konu Aydın. 150 Şiir arasında yedincilik. (2013)

9. Aydın Buharkent konulu şiirde Birinci Mansiyon. (2014)

10. Aydın-Buharkent konu İncir: İkincilik. (2015)

11. Aydın-Adnan Menderes konulu: Dokuzunculuk.

12. 2012 yılında Bursa Büyükşehir Belediyesi Karagöz sinema atölyesi, Senaryo kursu başarı belgesi bulunuyor.

13. Kültür Banaklığı halk şairi olarak 2014 yılı Kasım ayında mülakata katılarak Nurdan mahlasıyla sertifikasını hak kazandı.

Yetmedi…

Ayrıca Türkiye’nin bir çok yerinde yerel gazetelerde çok sayıda şiirleri yayımlandı ve TRT 1 ile TRT 2’de doksanlı yıllarda İkbal Gülpınar, Bedirhan Gökçe, Ahmet Selçuk İlhan tarafından şiirleri okundu. Öte yandan bir çok radyoda da şiirleri yer alırken; 35 şiiri de TSM(Türkiye Sanat Merkezi) üzerinde notaya alındı.

40’a yakın ontolojide şiirleri yer alıyor.

Sokakta, çarşıda, park alanlarında gördüğünüzde; birazcık sohbet etmeniz; onunla bir şeyler içmeniz size de çok iyi şeyler hissetirecektir. Çay ikram etmeyin, çarpıntı yapıyor; aklınızda bulunsun.

Kitaplarını mutlaka seversiniz. Sizi sıkmaz. Ayrıca mutlaka imza atmasını da isteyin; her yerde hatırlamanızı sağlayacaktır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: