Genel

217 gazetecinin cezaevi: Türkiye

Medya, her alanında baskıdaysa; baskıya siyasi sebeplerin olduğunu söylemek mümkündür. Çünkü günümüzün gazetecileri, en güçlüden korkuyor.
En güçlüsü kim?
Hükûmet yetkilileri…

*

Toplumdaki en büyük güç, medyadır. Gazetecilik, kamuoyunu her olaydan haberdar edip, bilinçlendirmek için vardır; ama yalanlarla değil. Sırf ceplerindeki paralarının biraz da yeşillenmesi için gösterdikleri çabada, bir anda onurlarını, şereflerini yok eder. Bu da onların koltuklarının kalitesinin arttırdığı gibi, ceplerindeki tomarın bir anda büyümesini sağlıyor.

*

Bir de ‘gazetecilik‘ diye, medya patronu olanlar var. Halbuki bu şahısların gazetecilik ile alakası yoktur. Firma sahipleri olduğundan, onların gazetecilik onuru yer almıyor hiçbir yerde. Gazeteci, önce insan olmayı öğrenir; parayla oynayan firma sahipleri, ihaleler ile gününü gün eden patronların, gazete sahipleri olmasındaki güç, yalan haberlerdir. Buradaki amaç da, elbette hükûmet yetkililerinin sırtını sıvazlamaktır.

*

Bir haberin değeri, okuruna ulaşana kadardır. Hatta bazen öğlen vaktinde bayatlar. Gazeteki her haberin değeri bu kadardır. İnternet gazeteciliği de bu durumdan kaynaklı. Yayımlanır ve gider. Okurları, sadece onu okur veya paylaşır. Okurun ilgisine göre paylaşım gösterilir. Her okur okumayabilir ve paylaşmayabilir. Önemli olan haberin tıklanması, paylaşılması değil; önemli olan gerçek ve teyit edilen haberdir. Bunun için de, bir haberden çıkar beklememek gerekiyor. Bunu da günümüz gazeteciliğinde çok görürüz.

*

Havuz medyası tabiri, çoğalıyor. Hükûmet güçlendikçe; yandaş, yanaşmalı medya artıyor. Çünkü korku sarmalı, her geçen gün yeni bir gazeteyi ve gazeteciyi dişlerine takıp, sarmalda yok ediyor. Dik duran gazete sayısı ise, bir elin beş parmağını geçmiyor.
Güçlü gazetelerin, okurları vardır. Çünkü o gazeteler, gücünü okuyucularından aldığı için, her zaman vardır. Gerçeklerle yüzleşen gazeteciler ise; her zaman işini büyük bir zevkle ve heyecanla yaparlar.

*

Gelelim sona…
Günümüzdeki son durumda, Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu (TGDP)’nin 19 Kasım‘daki verdiği bilgilere göre, Türkiye’de tutuklu ve de hükümlü olan 32’si imtiyaz sahibi, ve yazıişleri müdürü 217 gazeteci bulunuyor.
Gazetecileri tutuklayan ve tehdit eden tek ülke Türkiye. Bunu da gözler önüne serdiğimizde, ‘demokrasi’nin ne kadar da bizden uzak olduğunu; halkın haber alma yetkisinin ve gazetecinin haber verme yetkisinin kısıtlandığını gösterir.

*

Türkiye, bu raporlamalara göre, gazetecisini tutuklayan ilk beş ülkearasında.
Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütünün raporuna göz attığımızda; 65 gazetecinin mesleğini yaptığı sırada öldürüldüğü ve 326 gazetecinin de cezaevinde olduğunu açıkladı. 2017yılındaki raporun neticesinde, bu gazetecilerin yarısının Türkiye, Çin, Suriye, İran ve Vietnam ülkelerinde tutuklu olduğu yer aldı. Bu rapor iki yıl önceydi ve 100’ün üzerinde gazetecinin tutuklu olduğu yer alıyordu. Şimdi ise;217’ye yükseldi. Tutuklu ve hükümlü gazeteci sayısı, her geçen ay artıyor. Gazetecilerin yazdıkları, kimi rahatsız ettiyse; onlar birer tehditkar oldu. Hatta bir havuz medyası gazetecisinin, özgürce işini yapmaya çalışan meslektaşını tehdit etmesinin ardından, özgür medya gazetcisinin tutuklanmıştı. Gazetecilik, özgür ülkede kolay yapılır; aslında bu ülkelerde gazetecilik şart, burada şart!

*

Eğer, hükûmet savaş isterse; bunu Anayasa’ya uymadan, kimseyi dinlemeden yapar.
Bu da son sözüm oldu!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: