Genel

Bir ayna

Pencereden dışarı bakmak için yöneldi genç adam, düşünceliydi. Derinden bir iç çekti ve ağır adımlarla pencereye yöneldi. Canı sıkkın ve gözleri çok kısıktı… Yürürken, pencereden gözlerini alamıyordu.

Üzerinde bir gri sade tişört ve tişörtün üzerinde fermuarlı gri, beyaz çizgili kapüşon vardı.
Altta da mavi ve beyaz karışımı iyi çizimleri olan bir kot pantolon giymişti. Kemeri sportifti. Deri ve çizgili siyah değildi, bej rengi ve itfaiyeci halatı gibi güçlü bir kemerdi. Ucunda da Rock’n Roll’ün demir deseni vardı.
Pencere, odasının bir penceresiydi. Tek pencereydi, evdeki en sevdiği pencereydi, kendine aitmiş gibi severdi.

Çok yaklaşmıştı, son adımıydı; pencereye yöneliyordu hâlâ ve gözlerini bir an olsun pencerenin önünden alamamıştı. Girdiği girdaptan çıkmak için bir şeyler düşünüyor gibiydi. Ne zaman o fikir gelecekti aklına, o ışık ne zaman yanacaktı kafasında, onu bekler gibiydi.

Çoraplarını ayağında hissediyordu, halıya attığı her adımda… Ellerini göğsünde çapraz bağladı, kapüşonun önü açıktı. Ağır adımlarla pencereye yönelmeyi sürdürüyordu.
Her yöneldiğinde pencereden bakacağı manzara belirginleşiyordu. Önce ilk baktığında gökyüzü vardı karşısında. Şimdi dağları gördü ve yavaştan ağaçlara yöneldi gözleri…

Durmadı, daha da yaklaşıyordu fikrine, bulmak istediği kurtarıcı sonucuna…
Son adımını attı, yaklaştı pencereye ve ellerini pencerenin mermerine dayadı. Avuç içiyle tutundu mermere, dışarıdaki hafifçe rüzgardan sallanan yeşil ağaçlara takıldı gözleri.
Uzun uzun baktı uzaklara. Taa dağlara, taa güzel ağaçlara ve şu sözleri sarf etti içinden:
İnsan, benzer acılardan kaçabilir mi? Uzakları izliyorsa bir insan, benzer acıların habercisi miydi? Korkardı değil mi benzer acıları yaşamayı görmesinden?
Korkardı evet, yoksa neden tekrara düştüğü acılardan dolayı pencereye yönelip, uzun uzadıya uzaklara baksındı?

Eğdi kafasını, şimdi sırtını yasladı cama; “Acılar benzer olabilir; ya insanlar?” diye sordu kendine soruyu…
Kendi cevabını, kendi verdi: “Tabii ya. İnsanlar benzer olamazdı,” dedi.

Bir süre düşündü kafasındaki cevabı, söylendi pencereden yeniden ağaçları izleyerek:
“Bazı insanlar eğer bir kalıbın içinde yaşıyorsa, hissettirdikleri ve yaşatmak istedikleri de benzer olmalıydı,” dedikten sonra derin bir iç çekişle ayrıldı pencerenin önünde…

Hızlıca odadan çıkıp, kapıyı çarptı.

Onu öylece gördüm!
Sakin, keskin bakışlı ve yorgundu.
Eğer pencereye yönelmek yerine, bana baksaydı, tıpatıp kendini görürdü; kendisiyle konuşur, kendi iç dünyasını kendi çözerdi.
Tam sağında, boyu kadardım. Hafifçe sağına dönmesi, yeterliydi.

O, sadece dışarıda aradı mutluluğu, dışarıda izlediği ağaçta ve dağlarda aradı kendine huzuru…
Oysaki ben onun içindeki ve onu, direkt ona yansıtacaktım… Gördüm onu. Hızlıca çarpıp çıktığında, “bana bakacak mı?” dedim; yine bakmadı.
O, dışarıda aradı huzuru, kendinde aramadı.
Ben, onun odasında yeniydim. Pencere benden önce vardı. O ev inşaat halindeyken dahi, o pencere vardı. Ama ben, sonradan geldim evine, odasına…
Bana bakıp saçlarını düzeltirdi, kıravatını boynuna takar, düzgünleşmesi için ona yardım ederdim. Kıyafetlerini giyerdi karşısında, “Tamam şimdi oldu. Çıkabilirsin yakışıklı,” derdim.

İlk uyandığında bana yönelmezdi, pencereye yönelirdi. Gece de pencereye yönelirdi; ama ben ona güzel olduğunu, yakışıklığını olduğunu, giydiği veya taktığı şeylerin ona yakıştığını ben söylerdim. Pencere öylece susar, dışarıda olup biteni gösterirdi sadece. Ben olmasaydım, yeni aldığı kıyafetinin, ona yakıştığını kim söyleyecekti? Kim saçlarının güzel olduğunu, kıravatının düzgün olduğunu söyleyecekti?

Bugün de en kötü anında, pencereyi seçti; ona gitti. Bense sadece onu izledim, hiçbir şey yapamadım…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: