Genel

Kuzen ABC yardımcısı oldu

Cumhurbaşkanlığı başdanışmanları ve Bakanlık yardımcıları gece yarısında atamalar gerçekleşti. Ve bu karar, alelacele Resmî Gazete’deyayımlanarak, yürürlüğe girdi.

Şimdi gelelim asıl duruma…

Kuzene kıyak dolusu alfabe

Cumhurbaşkanlığı bünyesinde kurulan Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile İletişim Başkanlığına ve Cumhurbaşkanı Basşdanışmanlığına yapılan atamalarda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’nın teyzesinin oğlu da atandı.
Haberler vızır vızır dolaşıyor, herkes mi şaşkın? Elbette hayır!
Buna itiraz eden mi var?
Hayır.
Kimsenin umrunda değil.
Bu kararda; Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanlığı bakan yardımcılıklarına Ahmet Erdem ve Ayşe Ergezen atandı. Milli Eğitim Bakanlığı bakan yarcımdılığı görevlerine de, Cumburbaşkanı Erdoğan’ın teyzesinin oğlu İbrahim Er atandı.

Her AKP’li memur doğar

Şimdi duruma baktığımızda,Cumhurbaşkanı Erdoğan‘ın teyzesinin oğlunun atanması, elbette yakinen biraz ilgili bir durumdur. Teyze oğlu dururken, bizlere ne hacet?
Buna da çok şaşmamalı, zaten şaşıran pek de yok. Herkes normal karşılıyor artık bu durumları…
Çünkü;
16 yıldır, herkes AKP‘li diye atanması yapılmıyor muydu?
AKP vekillerin yakını diye işe alımlar olmadı mı?
AKP belediyeleri dahi, sağdan soldan, kendi bünyesinde işi bilen kişi aramak yerine, kendi bünyesinde güvenilir kişileri iş sahibi yapmadılar mı?
Ya bizdensin ya işsizsin,” mantığıyla hareket etmediler mi? (Ki hâlâ öyle bir sistem mevcut…)

Şimdi Reis’i Cumhurumuz Erdoğan, teyzesinin oğlunu almış da, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı yapmış, çok mu?
Ayrıca teyze oğlu ibrahim Er, Güneysu İmam Hatip Ortaokulu mezunu. Sonrasında ise, Rize Lisesi ve Giresun Eğitim Enstitüsü Sınıf Öğretmenliği bölümünü bitirip, Danıştay’da görev yapmış. Yetmemiş, çeşitli üniversitelerde de görev almış.

Genelde buna benzer konular açıldığında, çoğunlukla bu sözü duyarım:
E bize ne? Biz de olsak, aynı şekilde eş, dost, akrabayı işe sokarız. Bu gayet normal.

Bu mantık, normal bir insanda olmadığını düşünüyorum. Çünkü, işini iyi bilenle; torpille bilmediği işe alınan kişilerin aynı verimliliği verir mi?

Neden torpille çok doktor alınmıyor da, bir sürü şart konuluyor?
Çünkü kimse, canını iş bilmez doktora, makas tutmasını bilmeyen cerraha emanet etmez. Bu da ölüm korkusu sebebiyledir.
Peki, siz; dikiş bilmeyene takım elbisenizi emanet eder misiniz?

Ya siz hanımefendi? 
Yemek yapmasını bilmeyen bir erkeğe, mutfağı emanet eder misiniz?
Elbette hayır.
Oysaki koca bir ülkenin eğitimi, İmam Hatip mezununa teslim edilebiliyor?
Hatta koca bir ülkenin yönetimi,diplomasız birine de emanet ediliyor.
Siz olsaydınız, aynı şeyi yapardınız ama değil mi?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: