Genel

AKP önergeyi reddedince; çocuklar savunmasız kaldı

Ülkedeki travma, bir sınıflaşma, bir trajedi travması. Sokakta yürürken, bazen etrafımıza bakarız, insanları gözlemleriz.
Öyle bir hal aldık ki, çocuklara dahi 5 metre yakşalamaz olduk.

Türkiye‘deki acı travma, cinsel istismarların yaşandığı, bunlara göz yumulduğu bir travma. Sessiz kaldığımız için de, olay git gide büyüyor, çember iyice daralıyor.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP)‘nin çocuklara yönelik cinsel istismarın araştırılması ve önlenmesi için TBMM’ye sunduğu önerge, muhalefet parti vekilleri tarafından kabul edilmişti; ama Adalet ve Kalkınma Partisi(AKP)tarafından da reddedilmişti.
Bunu unutmadık aslında…

Ensar Vakfı‘ndaki çocuklara yapılan cinsel istismar için, kamuoyu büyük tepki göstermişti, tepkiyi gösterenler haklıydılar çünkü. Vakıfta 9-10 yaşlarındaki 45 çocuğun yaşadığı cinsel istismara ilişkin, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu‘nun “Bir kere rastlanmış olması, hizmetleriyle öne çıkmış olan bir kurumumuzu karalamak için gerekçe olamaz. Biz Ensar Vakfı’nı tanıyoruz, hizmetlerini takdir ediyoruz. Öte yandan bunu yapan kişi için sıfır toleransla hukuki takibimizi yapıyoruz” demesi de daha büyük bir tepki almıştı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Grubu Sözcüsü Filiz Kerestecioğlu, Bakan Ramazanoğlu’nun sözlerine karşılık: “Siz de bir kere istifa edin, bir kereden bir şey olmaz,” demişti.
Asıl önemli olan, Türkiye’nin AtatürkMeclisinde yaşandı…

Meclise sunulan önerge şöyleydi:
Bu sebeplerle, çocuk istismarıyla ilgili veri toplama, izleme, araştırma ve çocuklara yönelik cinsel saldırı suç larının gerçekleşmeden önlenmesi amacıyla gerekli yasal ve idari tedbirleri almak için Meclis Araştırması açılmasını talep ediyoruz” şeklindeydi;
Ama daha sonra TBMM’nin resm’ı Twitter hesabında, “Önerge kabul edilmedi,” şeklinde atılan twite karşılık, CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal da, “Bu utanç AKP’ye yeter!!!” dedi.

Çocuklar güvende değil

Bugün mecliste kabul edilmeyen bu tasarı, artık sokakta çocukların güvenli olmadığını, ailelerin içindeki durumunun da epeyce kritik noktaya sürüklediğini gösteriyor.

Ne zaman sokakta ağlayan bir çocuk görsek; şeker alıp onu mutlu edemiyoruz,
Ne zaman sevimli çocukları sokakta oynayarak görsek; ya yolumuzu değiştiriyoruz ya da onları uzaktan izlemekten korkuyoruz,
Ne zaman çocukların misket oyununa katılmak istesek; korku içinde kararımızdan vazgeçiyoruz,
Çocuklar, bizim de çocuklarımız; ama artık sokakta güvende değiller.

Akraba içinde çocuklarımıza sarılıp, onları parka götürecek kadar rahat değiliz,
Çocuklara, anne babasının işi varken; birkaç saat bakacak kadar güvende değiliz…

Bazı veriler elde edildi

Şiddeti Önleme ve Rehabilitasyon Derneği’nin ‘2016 Çocuk İstismarı Raporu‘nda elde edilen verilere göre; son 10 yılda çocuk istismarı vakaları, yüzde 700 artış gösterdiği yönünde.
Derneğin yanısıra Acıbadem Üniverasitesi Suç ve Şiddetle Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi‘nin de “Çocuk İstismarına Yönelik Rapor” çalışması, çocukların yaşadığı istismarın boyutunu ele aldı.

Bu raporda çarpıcı detaylar vardı

Bu rapor, dünyada son 4 yıl içerisinde çocuklara yönelik taciz veya şiddet uygulaması yüzde 90 arttığı yönünde. Ensest ilişki ise, binde biri yönünde olduğu ortaya çıkmıştı.
Adliyelerde yaşanan 4 tecavüz davasından biri de, çocuklarla ilgili. Adalet Bakanlığı ise, 2014 verilerine göre, her ay Adli Tıp Kurumunua 650 çocuk cinsel istismarı vakası gönderiliyor.
Ayrıca tecavüzcülerin yüzde 5’i ortaya çıkarken, yüzde 95’i de gizli kaldığı yönünde tahminlerin olduğu belirtilmişti.

Geçen yıl temmuz ayındaki bu raporda, gerçekleşmiş bu vakalardan mahkemenin yüzde 50 zihinsel engelli çocuğa istismarda bulunan kişiye, “erkek boşalma” indirimi uygulandığına, iyi hal ve saygın tutum indirimlerinin devam ettiğine, 5 defa da muayeneye gönderilen çocuğun travmatize edilmesine tanıklık edildiği bilgisi yer aldı.

Açılan dava sayısı: 40 bin 226,
Karar çıkan dava sayısı: 24 bin 825,
Mahkumiyet Kararı ise: 13 bin 968 olarak netleşmişti.

UNICEF‘in 2014 yılında ulaştığı verilere göre de, dünyada 700 milyon fazla kız çocuğunun 18 yaşından önce evlendiği açıklandı. Bu sayı da 3’te 1’idemek oluyor. Yaklaşık olarak 250 milyonu, 15 yaşından önce evlenen kız çocukları oluyor.
2015 yılı verilerine bakıldığında, 15 yaşında evlendirilen kız çocukların oranı yüzde 3; 18 yaşında evlendirilen kız çocuklarının oranı ise yüzde 14’tü. 15-19 yaş arasındaki kız çocuklarının da hamile kalmaya veya doğuma bağlı ölümlerin, çok sık yaşandığı belirlendi. UNICEF raporuna göre, her yıl 70 bin kız çocuğu hamile kalmaya veya doğuma bağlı olarak hayatını kaybettiği gözlemlenmiş.

Dünya Sağlık Örgütü‘nün 2013 verilerinden elde edildiği sonuç da şöyle;
2011-2020 yılları arasında 140 milyondan fazla kız çocuğun evlendirileceğini ve bunların da 50 milyonun 15 yaşın altında olacağını öngörmektedir.

Yetmedi…

UNFPA (Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu) verileri de çarpıcı sonuçlar doğurdu. Gelişmekte olan ülkelerde her gün 3 kızdan 1 tanesi, 18’inden önce evlendiriliyor, çocukların yaşları da 8’e kadar düşebiliyor. Gelecek 10 yıl içerisinde de, her yıl 13.5 milyon kız çocuğunun 18 yaşından önce evlendirileceği yer alıyor. Bu sebeple de her gün 37 bin kız çocuğu evlenmiş olacak.

Gelelim TÜİK verilerine… Türkiye İstatisyik Kurumu (TÜİK), Türkiye’deki tüm evlenmeler içindeki çocuk yaştaki evlenmeler, yüzde 28 ve yüzde 35 olduğu, net sayının da 181 bin 36 olduğu belirlendi.

Başlıca adımlar, çözüm olabilir

(İMDAT) Şiddeti Önleme ve Rehabilitasyon Derneği ve (ASUM) Acıbadem
Üniversitesi Suç ve Şiddetle Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi
‘nin hazırladığı çözüm önerileri ise, şu şekilde raporda yer aldı:

 Kanunların uygulanmasında denetimi sağlayan
mekanizmaların oluşturulması gerekmektedir. Uluslararası sözleşmelere uygun olacak
şekilde Kanunlardaki çocuk tarifini belirleyecek bir düzenleme Adalet Bakanlığından talep
edilmelidir. Türk Ceza Kanunundaki konuyla ilgili cezaların caydırıcılığı artırılmalıdır.
Çocukların zorunlu eğitim ve öğretimlerini tamamlamayan veliler tespit edilmeli ve haklarında
caydırıcı önlemler alınmalıdır.
Erken yaşta evlenmenin sakıncalarını içeren dersler müfredata eklenmelidir. Sosyal
sorumluluk projelerinin artırılmasına yönelik kampanyalar düzenlenmeli, insanların sıklıkla
takip ettikleri TV programlarında çocuk yaşta evlendirilen kız çocukları meselesinin sakıncalı
olduğuna ilişkin alt yazı, yazı yerleştirme vs. yöntemlerle toplum bilinçlendirilmelidir.
 

Bu ülkede kadınların tehlikede olması kadar, çocuklarımız da tehlikede…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: