Genel

Aziz Nesin: “Kesin olarak ölüme hazırdım”

Kim unutabilir ki o günü…
Yine olan aydınlara oldu, aydın insanların bu ülkede hiç rahat vermeyen zihniyetin esareti boy gösterdi yine…

Neden Madımak?

Aziz Nesin, Sivas’taki 4’üncü Pir Sultan Abdal Şenlikleri için Sivas’a gelmişti. Daha gelmeden önce başlamıştı hakkındaki karalama kampanyaları, bildiriler… hedef gösterilse de, gelmişti Sivas’a.
Bitmedi… Yerel gazeteler başladı fitili iyice ısıtmaya.
2 Temmuz olmuştu, yerel gazetelerden manşetler, yazılar çıkmıştı.
Nesin: “Röportaj yapmaya gelen İhlas Haber Ajansı muhabiri, aslında o güruhun içinden geçenleri anlatmaya, cevap almaya gelmişti. Sürekli camianın tahriklere kapıldığını söylüyordu. Tahrik olabilirler, bunda sıkıntı yoktu. Ancak tahrik olan dövmez, öldürmezdi. Duyarlılık öldürmek değildir arkadaş,” demişti.

Medya ilk hamleydi

Medyanın yaklaşımı, olayı sanki bir yerlere çekmeye yetiyor gibiydi. Halk, tam etkilenmemiş, ama iyice kızımıştı. Bir şeyler bekliyordu, bir an önce bu olayın ise yatışması için çare aranıyordu.

Gün içerisinde gerginlik şehrin belli yerlerinde iyice yükselmiş, her yere yayılmıştı,” diyen Nesin, kullanabildikleri ve iletişim kurabildikleri tek aracın, telefon olduğunu dile getirmişti.
O esnada Erdal İnönü aranmıştı.
Nesin aynen şunları aktardı İnönü’ye: “Erdal bey, sanırım dışarıdaki sloganlar ve camlarda patlayan taş sesleri, size kadar ulaşıyor olmalı,” dedi.

Kalabalık her geçen dakika artıyor, binlerce kişilik gruplar halinde, otele yaklaşıyorladı. Aziz Nesin ve diğer aydın arkadaşları, otelde çaresizce bekliyordu.
Dönemin belediye başkanı Temel Karamollaoğlu, kalabalığın öfkesini yatıştırmak yerine, şov yapar gibi, “gazamız mübarek olsun,” dedi.
Kalabalıktan o an sloganlar yükselmeye başladı;
‘Cumhuriyet Sivas’ta kuruldu; Sivas’ta yıkılacak‘, ‘Laiklere ölüm‘ , ‘Yaşasın şeriat‘ , ‘Sivas, Aziz’e mezar olacak‘ sloganları atanlar, oteldekileri iyice hedef tahtasına koymuştu.

Ateşi doğurdular

Durmadılar, otele girip, cam, çerçeve indirmeye başladılar. Koltuk, televizyon ne varsa aşağı atıp, sonra oteli ateşe verdiler.
Durmadılar…
Yakmaya başladılar ve bundan zevk alırcasına yakıyorlardı her yeri…

Siyah dumanların ve ateşin oteli sarması, katliamın habercisiydi. İçeridekiler ise, ne yapacaklarını şaşırmış bir şekilde, yardım bekliyordu.

“Odamda Lütfi Kaleli ile birlikte çaresiz bir bekleyiş içerisindeyken, aşağı taraftan korkunç çığlıklar gelmeye başladı. Bağırıldı, yardım istendi ve sonra sesler sustu. Artık sıra bendeydi. Kesin olarak ölüme hazırdım. Hatta Lütfi Kaleli birkaç kez ‘ölüyoruz abi’ dedi. Dedim ölüyoruz, öleceğiz. Başka çare yok,” dedi Nesin…

Lütfi Kaleli’ye dönerek, “Sayın Kaleli beni şu yatağa yatır, bu güruha kötü bir ceset vermek istemiyorum. Korkarak ölen bir adam gibi görünmeyeyim. Köşeye büzüşmüş bir adam gibi ölmeyeyim,” dedi.

Cama doğru yöneldiler, itfaiyenin pencereye yanaştığını gördüler. İtfaiyenin, onları kurtarmya geldiklerini sandılar.

Etfaiye merdivenlerinden inerken, sonradan Refah Partisi Meclis üyesi olduğunu öğrendiğim Cafer Özçakmak‘Asıl öldürülecek hayvan burada’ dedi ve tam kurtuluyorum derken artık Sırat Köprüsü’nde gibiydim. Devam etsem linç, geri dönsem cehennem vardı,” diye anlatıyordu Nesin.

Aziz Nesin‘i bir görevli kalabalığa attı; Nesin, tekme ve yumruklarla dövüldü. Yaralı kurtulmuştu o faciadan; ama içeride 35 can, 33’ü ise aydındı. Hepsi içeride canlı canlı ölüme terk edilmişti.
Türkiye’nin alnına sürülen kara bir leke olarak kaldı bu olay.
Hiçbir şekilde unutulmayacak, o 2 Temmuz gününü, her geldiğinde hatıralayacağımız bir kara gün…

Dönemin Başbakanı Erdoğan, 13 Mart 2012’de zaman aşımından dolayı düşen dava için, “Milletimiz için, ülkemiz için hayırlı olsun,” dedi.
Nesin: “Ve o davadaki sanık avukatlarından birçoğu Refah Partisi’nden ya da Adalet ve Kalkınma Partisi’nden milletvekili oldu,”diye ekledi.

O isimlerden biri de, Temel Karamollaoğlu.
Karamollaoğlu, Refah Partisi’nden vekil seçildi, meclise girdi.

Aziz Nesin, Madımak Katliamı’ndan 2 yıl sonra, hayata gözlerini yumdu. Nesin Vakfı’nın bahçesine gömüldü. Sadece akrabaları biliyor nereye gömüldüğünü, tören yapılmasını istemeyen Nesin’in vasiyeti yerine getirildi.
İstediği gibi de oldu, tam mezarı üzerinde, çocuklar koşturuyor, oynuyor.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: