Genel

Çok emek harcadığı mesleğinden oldu: ‘Hakkımı helal etmiyorum’

35515275_85541179133dfghdfghEbubekir Kılıç, severek başladığı, emek verdiği basketbol hakemlik görevini sonlandırmak zorunda kaldı. Bu sezon C Klasmanı’ndan hakemlik görevinden düşürülen Kılıç,  yaşadıklarını kağıda döktü.

‘Çok emek harcadım’

Türkiye’nin 81 ilinde basketbol hakemliği yapan 31 yaşındaki Ebubekir Kılıç, çok emer verdiği görevinden ayrılmak zorunda kaldı.
Ortaokul yıllarında çok sevdiği basketbola kavuşan ve bunu hayatının bir parçası haline getiren Kılıç, 5 Haziran’da klasman hakemlik listesinden ismini göremediği için çok üzüldü.
Kağıdını, kalemini eline alan Kılıç, şu satırları yazdı:
“Malumunuz 5  Haziran günü klasman hakem listeleri açıklandı, 10 sene sonra o listede yer alamadığımı görmek beni hem üzdü hem de mutlu etti. Üzmesinin nedeni çok değerli dostluklar, arkadaşlıklar kurduğum, gençliğimin en güzel yıllarını paylaştığım, birlikte olmaktan mutluluk duyduğum hocalarımdan, hakem arkadaşlarımdan az da olsa uzak kalma ihtimalinin olması. Çok emek harcadım, güzel ülkemin 81 ilinde de basketbol sporu için bulunmak şerefine nail oldum. Ama bu uğurda gerek özel hayatımdan, gerekse de geleceğimden tavizler verdim hatta birçok konuda yıllarımı kaybettim. Ama geçmişe döndüğümde o 5 Haziran gününe kadar hiç KEŞKE dememiştim. Yine de pişman değilim,” dedi.

‘Kendi rızamla kopamayacaktım’

Ebubekir Kılıç, çok sevdiği mesleğinden, kendi isteğiyle kopamayacaktı. Mesleğine öyle bir tutkuyla bağlı ki, sonuna kadar gitmeyi kararlaştırdığını ifade etti.
Kılıç:Listelerde yer almayışıma sevinmemin nedenleri ise; çok sevdiğim bu hakemlik tutkumdan kendi rızamla kopamayacaktım, hakemliğe başlarken belirlediğim hedeflerime o, ya da bu şekilde ulaşamıyordum. 5 Haziran’dan beri telefonum hiç susmadı, herkes şaşkınlığını ve üzüntülerini belirtiyordu, bazı şeylerin nedenlerini sorguluyordu. Allah’a şükür ki böyle izler bırakabilmişim. Bu bile pişman olmamama yeter de artar bile,” ifadesini kullandı. 
C klasman hakemliğinden düşürülen Kılıç, Erzurum’da bir çok kulüp, üniversite ve okul takımı ile çeşitli yerel ve ulusal liglerde basketbol oynadı. Bir süre de antrenörlük görevini üstlendi.
Kendisi oyunculuğa da devam ederken, 2006 yılında Erzurum ilinde açılan Aday Hakem Kursu‘na katıldı ve başarılı bir hakem olma yolunda ilk adımını attı. Hemen ardından da, 2009-2010 sezonunda klasman hakemi olması nedeniyle, faal sporculuk ve antrenörlük kariyerini sonlandırmış, tamamen hakemlik hayatına başlamıştı.

‘220 kişinin arasına fazla gelmemin bir sebebi var’

Kılıç, Klasman hakemlik listesine girememesinin sebebini de kaleme almış. Buna örnek olarak Recep Ankaralı‘yı gösterdi. Ankaralı’nın basit, kaale alınmayacak biri olduğunu da ekledi mektubuna.
Basketbol hakemi Kılıç, yaşadıklarını ve neden seçilemediğinin geri kalanını, mektup zarfına böyle aktardı:
Bu listelerde yer alamamam, 220 kişinin arasına fazla gelme nedenlerimi sorguladığım zaman maalesef sadece bir kişi ön plana çıkıyor: Recep Ankaralı… Kendine göre basit, hatta kaale bile değmeyecek bir hakemlik geçmişi olan ve gelecek açısından da fazla önemsemediği bir kişi ile ego savaşına girmek, kendini tatmin etmek ne tür bir zevk olsa gerek diye saatlerce düşündüm.
2 yıl önce yaptığım il değişikliğini Merkez Hakem Kurulunun tek sorunu gibi algılaması ve benimle defalarca anlamsız şekilde, gereksiz sertlikte ve tehditkâr söylemlerle mailleşmesi şahsıma olan kin ve öfkesini perçinledi sanırım.
– Sezon içinde verilen müsabakalarda başarılı olmam, tam zamanlı bir işimin olmaması, haftanın her günü müsait olmam, gözüm kapalı güzel ülkemin her yerine gitmem gibi nedenler sanırım son kullanma tarihimin gecikmesine neden oldu.
– Bu sene atamamın olması ve ilk aday memurluk senem olması nedeni ile hafta sonu seminerlerim, hafta içi çalışmalarım, çalışma yerimin ulaşım problemleri gibi nedenlerden dolayı sadece ayrı ayrı zamanlarda 6 hafta mazeret bildirmem benim emeklerimi bir senede çöp etmemeliydi. Senede ortalama 35-40 lig maçı yöneten şahsımın bu sene 16 maçta değerlendirmeniz ve bunların da tamamına yakınına cebimden karşıladığım uçak seyahatleri ile gitmem (çoğuna diğer hakem arkadaşlarımda olduğu gibi hesabıma yatan paradan daha fazla ücret ödemem) sadece manevi anlamda değil maddi anlamda da yıpratma politikanızın bir ürünü olduğunu düşünüyorum.
– Seminerde yoklama sırasında 15 gün önce geçirdiği ameliyat nedeni ile hızlı bir şeklide ayağa kalkamayan bir kişiyi, şahsımı 250 kişi önünde küçük düşürmeye çalışmak -ki ameliyatımı MHK sekreterya ile paylaşmıştım- O her şey hakkında bilgisi olan, haberiniz olmadan kuş uçmayan hükümranlığınız ile çelişen yaklaşımınız bu sene yapacaklarınızın habercisiydi sanki. Ben de bunu fark ederek sırf size inat, iğnelerle, ilaçlarla, ameliyat yerime sardığım korselerle fiziksel testimi tamamladım, sırf o egonuzu bir kez daha görmeme adına.
– Bir diğer konuda senenin başından itibaren çeşitli kişiler tarafından bana ulaştırılan sporculuk hayatımdan beri kullanılan ve bir saygı tabiri olarak özellikle Erzurum’da söylenilen ‘BAŞKAN’ kelimesine takılmanız… Bunu başka şekillerde hakemlikte insanları yönlendiren, bir örgütlenmenin bir topluluğun başı olarak algılamanızı sağlayan bir ruh haline bürünmeniz gerçekten üzücüydü.
– Aynı şekilde 15 yıldır kullandığım tespihlerimi de durup durup bu sene gündeminize almanız bakış açınızı, önyargınızı sezon ortasında ortaya koydu. Bir Erzurumlu olarak bizde tespih normaldir, utanılacak, yadırganacak bir durumda değildir. Hatta dini anlamda da, psikolojik destek anlamında da yeri vardır. Sizin de tespih sevginizi çok iyi bilenlerdenim. Erzurum’a her gelişinizde Oltu taşı esnaflarına gitmeye can attığınızı en iyi bilenlerdenim. Bu ayıp bir durum değil tespih zevktir, sanattır.
“Kardeşim seninle çalışmayacağız. Gelecek planlarımızda sana yer yok, 221 kişi fazla bu klasmana” deyip bir teşekkür edilebilirdi insanlara. Profesyonellikte bunlar olmayabilir ama o zaman da “ben öyle duygusalım böyle duygusalım” deyip timsah gözyaşları dökmenize gerek yok. Ayrıca kimi neye göre düşürüp neye göre yükselttiğinizi açıklamanıza gerek yok, birçok insan gibi bilmek de istemiyorum… (ki birçoğu herkes tarafından biliniyor hangi “ÖZELLİK”lerin hakemlikte, gözlemcilikte ve değerlendiricilikte prim yaptığının…)
Bu mübarek günlerde bu cümleleri kaleme alırken bunları paylaşıp paylaşmamakta kararsız kaldım. Kibarlığımı, zarafetimi bozmadan bunu siz değerli basketbol insanlarıyla paylaşmak istedim. Benim gibi bu camiaya emeği geçmiş nice insan bu şekilde davranmanızı hak etmiyor. En azından size fazladan gösterilen saygı kadar insanlara saygı duysanız, medeni bir şekilde yol ayrımına gidilse federasyonumuza yakışan gerçekleşmiş olur. 

Kendi hakkımı helal etmiyorum, yaşattıklarınızı yaşamadan ölmemeniz dileğiyle, diğer tüm abilerime, ablalarıma, kardeşlerime hakkımı helal ediyor ve varsa onlardan da haklarını helal etmelerini istiyorum. Unutmayın Ebubekir KILIÇ olarak bir gün tekrar bu ülke basketboluna başka şartlarda ve şekillerde hizmet edeceğim. Zaman çok güzel bir ilaçtır. Herkese HAYIRLI BAYRAMLAR diliyorum…”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: