Genel

Kabine şimdi oturdu

Kabine çok renkli… Kimler yok ki.
Tam istenildiği gibi, yıllarca aynı çizgide giden; ama sadece oyuncuların değiştiği bir kabine… Kabileler ordusu, Türkiye’nin Cumhuriyet’ine, bağımsızlığına, hukuk ve adaletine tecavüz eder gibi, tam teşkilat saldırıyor.
1923‘te Atatürk tarafından kurulan ve milyonlara armağan edilen Cumhuriyet, 2018 Haziran‘ında, geri alınarak, tekrar saltanat ve saray dalkavukluğuna geri dönüldü.
Yıllarca ‘Osmanlı osmanlı‘ diye diye bu günlere, “Yeni Osmanlı” getirildi.

Artık söz kabinenin

Söz, yıllarca meclisin de değildi, halkın da… Nitekim gösterilen, “söz milletindir,” oldu. İnanılması güçtür, bilene; bilmeyene de, hâlâ söz milletinmiş…

Kabine isimleri…

Gelelim kabineye. Sözü uzatmayalım.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, zaten yıllar yılı başkandı, ABDsistemi gibiydi her şey; ama farklısı var. Çünkü Türkiye’deki bu sistem, kontrol edilecek, teftiş edilecek bir durum değil.
Erdoğan, Cumhurbaşkanı iken, onu kontrol veya teftiş eden oldu mu?
Hayır…
Hukukçuların hepsi, bir kişinin kararıyla hareket etmedi mi?
Evet…
Sadece kendisiydi her şey… Erdoğan; ekonomistti, öğretmendi, askerdi, komutandı, bankacıydı, rektördü, telefoncuydu, kitapçıydı, gazeteciydi, belediye başkanıydı, başbakandı, oto tamircisiydi, muhtardı… O, her şeydi; ama yetmiyordu, yetmedi de…
Şimdi ise, hepsini yönlendiren, hepsinden bilgi alan ve emir veren tek kişi oldu.
Artık evden çıkana da, izin verilmezse, çıkamayacak. her şey hızlı işlenecek diyorlar, kararlar ve yetkiler bekletilmeyecekti. Beklemesinin sebebi ise, araştırma, merci kararlarının gözden geçirilmesi sebebidir. Yaşanan hukuksuzlukta, tüm delillerin toplanma sürecidir. Şimdi ise, yıllarca bile bile bekletiliyor, dosya zaman aşımından düşüyor.
Şu an ki sisteme göre, direkt karar verilecek. Yanlış da verilebilir, doğru da… Bu güne dek, kararlar hep, kabine içindekilere göre verildi. AKP’liye verildi, artık da öyle verilecek…
Kararlar bekletilmeyecek, “öle düm dük” verilecek o kararlar…

O kaza, bizi yaktı

Tekirdağ Çorlu‘da yaşanan tren kazasında, onlarcası hayatını kaybetti, yüzlercesi de yaralı kurtuldu; ama yaralı kurtulanların hepsi, yaşarken öldüler.
Hele hiç trene binmeyenler, zaten yaşadıklarında ölüydüler.
O acı haberi alan bizler dahi, bilgisayar başında bilgi alıp, haberi yazarken, ölü gibiydik…
Bu acının içinde hiçbir şey durmadı. Tam teşkilat, şenlik havasında kabine oluşuturuldu; yürüyüş geçişi, güller, alkışlar, zafer ilanı… her şey vardı; ama sadece acıların paylaşımı yoktu.
Herkes acısını paylaşıp, hafifletilmesini istedi; ama kimsenin umurunda değildi.
Ne denir ki, ateş düştüğü yeri yaktı yine…

Kabinede;
Esir düşmesine rağmen, Genel Kurmay Başkanı olan Hulusi Akar, şimdi Milli Savunma Bakanı.
Altını çizelim, şu an “Türkiye’nin Genel Kurmak Başkanı” yok.
Devam edelim… 
FETÖ’den tutuklu olan Mehmet Pakdemirli‘nin kardeşi, Bekir Pakdemirli ise, Tarım ve Orman Bakanı..
Medipol Hastanesi’nin kurucusu ve Medipol Üniversitesinin Mütevelli Heyeti Başkanı olan Fahrettin Koca’ya
, sağlık bakanlığı verildi.
Mehmet Ersoy, Kültür ve Turizm Bakanı oldu. Ersoy, ayrıca Ets Tur‘un kurucusudur. Maxxroyal otellerinin de sahibi olan Bakan Ersoy, yandaş firma olarak, kabinede yerini aldı.

Kabine; her zaman ki, isimler ve yüzler farklı; ama işleyiş aynı… 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: