Genel

80’lerde ve 90’larda nesil olmak

Kısa bir süre, aklımdan geçmişti o eskiler…

Az önce açtım arşivimi, 80’lerde ve 90’larda bize mutluluğu anımsatan bazı görsellere ulaştım. Saati, elektrikli süpürgesi, televizyonu, oyuncağı gibi gibi her şeyi…

Çocuktuk 90’larda, arkadaşlarla her şeyi paylaşırken, evdeki radyoda çalınan 90’lar klasiği de çok şeyi hatırlatıyor bana…

Her şeyi eklemeyeceğim, bazı önemli olan şeyleri, aklımızda sürekli kalanların görsellerini ekliyorum.

108

CASIO kol saati, gençler arasında en popüler kol saatiydi. Hâlâ emektar olarak bilinen bu saati, inernet üzer

inden veya bazı alışveriş merkezlerinde satışı sürüyor. Kimisinin demir ve altın sarısı renginde satışı yapılıyor, bazıları yine plastik kollukları ile satışı sürüyor.

Ben de almayı düşündüm; ama sonra vazgeçtim. Eskisi gibi kalmıyor bazı şeyler, sadece eskilerden kalan bir anısı canlanıyor içimizde ve şu an alanlar da saati eskisi kadar seviyor.

Her çocuğun hayaliydi. En eğlenceli ve sesiyle bir o kadar da keyif veren tek tekerli,

187

plastikten yapılma oyuncak idi. Şehir çocuklarının kullandığı bu oyuncak, köy çocuklarını da özendirmişti ve köydeki arkadaşlarım ise, telden iki tekerli, direksiyonlu bir oyun aracı yapmışlardı. Kimi yerlerde ise, oturmalı tahtadan yapılıyordu.

Çocukken babamız veya dedemiz alırdı, oynardık. Ben, sesini sevmediğim için, kenarda bulunan küçük plastiği kırmıştım ve sesini kafamdan da, oyuncağımdan da atmıştım. Artık rahattım…

114ATARİ dediğimiz o yer işte… Her sabah, cebimizdeki son paraları, bayram harçlıklarını alır, sabahın erken saatinde gider oynardık. Futbol maçı, karate, oyunları oynardım ben… Kimisi örümcek oyununu da oynardı. Şekilli keserek, örümceği sıkıştırırdı ve seviyeyi tamamlardı. Mortal Kombat da vardı. En sevilen oyunlar arasındaydı.

Buradaki ayrıca hile, jetona ip bağlarlardı, makineye atıp, içinde iki defa sallandırıp, tek jetonla saatlerce oynarlardı. Be denemedim; ama şu an ki aklım olsaydı, denerdim.

132Ah şu siyah önlükler… 

Giymedim hiç. Ben doğduktan sekiz yıl sonra, mavi önlükle tanıştım ve maviyle ilerledim. Bu değişimi de, sebebini de henüz bilemedim. Şu an ki eğitim sistemi gibi, canları değiştirmek istemiş ve değiştirmiş. Sanırım o dönemin Cumhurbaşkanı, maviyi çok seviyormuş olabilir. Emin değilim. Peki, bayan Cumhurbaşkanı olsaydı ve pembeyi sevseydi?

En sevdiğim oyuncaklarım, LEGO‘lar…

Çok değişik şekiller çıkarmaya çalışırdım. Yüzlercesi vardı, şekilleri birleştirdiğim,

109

hafızamda jimnastik yaptığım oyuncaklarımdı. Çoğu kayboldu, zaman içinde futbola merak salınca, etkilerini yitirmeye başladılar. Şimdilik sadece duygulanabileceğim görselleri kaldı.

Arkadaşlarım her eve geldiklerinde, dökerdim oyuncaklarımı, öyle bir çocuktum işte…

 

Yerdik ve keyif alırdık. İşte Turbo sakız, Şokella çikolata ve kremalı dondurma, portakallı Cino çikolatamız…

Leblebi tozunu da unutmadık tabii ki… Sürekli satın alırdık, kimi zamanlarda da futbolcuların görselleri yer alırdı, biriktirir oynardık.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Arkadaşlar arasında paylaşırdık, birlikte yerdik; okuldan sonra veya teneffüs aralarında bakkala koşar, alırdık.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Bir diğer oyun alanımız ve oynarken zamanımızı da iyi geçirdiğimiz o oyuncaklar işte…

Kimisini çalardık, adına da “Mızıka” derdik, sesiyle anlamlı müzikler yapmaya başlardık. Su tabancası ile arkadaşlar arasında eğlenirdik, ıslanırdık.

Yine Atari dediğimiz, kasetli oyuncakla köpeğin, silahla öldürdüğümüz kuşları yakalamasını sağlardık. Hele ki süt arabası oyuncağını da unutmam. Görseldeki oyuncakların hemen hemen hepsini gördüm, oynadım. Keyif de aldığım oluyordu.

Sapanla camlara veya uzaktaki bir arkadaşımızın sırtına ince, küçük taşları fırlatırdık. Dönerdi, biz de o an sırtımızı dönerdik ve kimin attığını anlaması biraz zaman alırken, bizler de o esnada gülerdik. Hayatımızın bir parçasıydı hepsi…

Dönemin dantelli… Her şey değişti; ama o dantel usulü hiç değişmedi. Hâlâ bazı masa, komodinin üzerinde serili danteller durur. Gazete devri de kapanmadı. Raflarda hâlâ eski okunmuş gazeteler serili… Raflardaki o gazeteler, bazen aylarca durur, taa ki gazetenin yıpranıp, yırtılmasına dek…

Televizyon, renksiz; bildiğimiz siyah-beyaz.  

Çoğu yerde, televizyon yoktu. Köylerde özellikle, sadece bir hanede vardı ve çoğu çocuk, aile; televizyonu olan eve giderdi, diziyi, haberleri izlerdi. Bizde o olmadı. Biraz daha modern olma aşamasına erişmiştik.

Siyah-beyaz televizyonda, namıdiğer renksiz televizyonun kumandası. Kimisi kanallı seçer öyle otururdu; ya da sürekli televizyona yanaşır, kanal değiştirme düğmesinden, diğer kanala geçerdi…

İlk renkli televizyonu da görmüştüm, bizde vardı. O televizyonun bir de uzaktan kumandası vardı. İşte bu şahaneydi. Artık uzaktan istediğimiz kanala geçip, sesini de istediğimiz gibi ayarlamaya başlamıştık. Otur-kalk derdi bitmişti.

Tüplü televizyon aşaması da bitmişti aslında.

Babam renkli televizyonu eve getirdiğinde, hunharca uğraşıp, açmıştık. Bir renk gelmişti hayatımıza, aile içimize…

6

Yüzlerdeki beyaz parlaklığın ve gölgeye yansırken görünen siyahın hepsi; artık renkliydi. Çimler, ağaçlar, diğer bitkiler, yeşildi. Evin, binanın, aşkların ve kavganın yaşandığı odanın bir rengi vardı. En güzel oyuncuların kıyafetleri artık renkliydi, aynı kıyafeti almaya başlamıştık. Anlam kattık hayatımıza, o renkli hayatı görünce…

Jest ve mimikler, artık renkli hayata da iyi bir anlam katmıştı. Mavi, artık maviydi; yeşil, yeşildi; kırmızı ise, kırmızıydı…

Danteli de serdik mi, tamamdır. Üzerine artık her şeyi koyabilirdik. Kumandayı, kulak çöpü ve kürdanı, annemiz veya babamız gözlüğünü koyardı, kimimiz de üzerine biblolar koyardık…

                                                                           Başka bir blog yazısı ile görüşmek dileğiyle… 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: