Genel

Sessiz gazetecilik

Gazetecilik, her zaman çok sevdiğim bir meslekti. İlk ortaokul 8’inci sınıfta kafama takılmıştı. Ve bir gün, “yapabilir miyim?” diye de sormuştum kendime. Hissetmiştim, kalbim çarpıyordu o an. Okumak, yazmak, araştırmak, gözlem yapmak ve edindiğim herhangi bilgiyi, meraklılara iletmek istemiştim.

Bu yıl, gazeteciliğim 3’üncü yılı.. Ve ayrıca işsizliğimin de 4’üncü ayındayım. Gazetecilik, diğer bazı meslekler gibi değildir. Alışıyorsunuz yazmaya, fotoğraf çekmeye, edindiğiniz önemli bilgileri bloğunuza veya sosyal medya hesabınızla okurlarınıza iletmeye… Kimse tam olarak vazgeçemiyor bu meslekten. Gerçekten de bu mesleği sadece para olarak görenler olabilir, onlar vazgeçebilirler; ama bu meslek zenginlik mesleği değildir. Kıt kanat geçinirsiniz, mutlu ve huzurlu olursunuz, çokta gözünü olmaz.

Geçicidir, ötesi yok

Gazetecilik bitmez. Artık teknolojinin artmasıyla, gazetecilik değişmedi; ama herkes birer muhabir oldu artık. Telefondan bir video ve bir fotoğrafla herkes bölgeyi ve olayı rahatlıkla yazıyor, takipçilerine yayıyor. Alın size muhabir ve haberi…

İşsizlik durumundan dolayı, sektör değiştirmeye çalıştım; ama elbette geçici olarak. Bir süre…

Alış veriş mağazalarında çalışıp, gazeteciliği de sadece dediğim gibi, blogtan ve sosyal medyadan sürdüreceğim. Çünkü kapanan onlarca medya kuruluşu ve 200’e yakın tutuklu gazetecinin olduğu bir ülkede, omurgalı gazetecilik çok zor.

Yine önemli konular doğabilir, yazarım tabii ki.

Gazetecilik değil, başka bu

Bu mesleğe girdim gireli, karşılaştıklarım beni epey yordu şimdiden. Hâlâ yolun başında olmama rağmen… Vazgeçmeyi aklımın ucundan bile geçirmedim.

Şimdi ki gazeteciliğe gelince, “gazetecilik” değil bunun adı; “liboşluk.”

Kendini bilmez, mesleği bilmez, yalan haber ve iftiralarla sürekli güçlünün safına geçen omurgasız gazetecilere denir, “liboşluk.”

Ama sorsan, yıllarını vermiş; sadece yukarıda saydıklarımı öğrenebilmiş.

Ve ben işsizlikle, parasızlıkla mücadele ederken; eğilmeyi değil, dik duruşumu korumaya çalışıyorum. Yalakacılıkla ivme kazanıp, en iyi ajans ve kanallarda yüksek miktarda parayla işimi yapabilirdim; peki itibarımı nereden kazanacaktım?

Sessiz kalan gazeteciler, bir gün devranın döneceğini unutmamalılar. Ağrı’da 9 yaşındaki bir çocuğun Kur’an kursunda tecavüz edilişine, yerelde sadece “04haber.net” yaptı. Ardından Hürriyet muhabiri İsmail Saymaz haberi geçti. Ne oldu diğer ulusal ajanslara? Kimse buna benzer olayların altına imzasını atmıyor.

Ben, 2016 Mart ayında Oya Yaşar‘ın intiharını verdim. Üç haftalık bir araştırma sonucunda da, intihar sebebini verdim.

Gazetecilik, cesur ve dik duruşu olanların mesleği olmalıdır, liboşların değil.

Adalet, özgürlük ve hakikat” olmazsa, gazetecilik de olmaz, insanlık da.

Gazetecinin namusu hakikattir.

Dostça kalın.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: