Genel

Bir şehrin Ramazan hikâyesi

11 ayın sultanı Ramazan ayı; sağlığın başı ayı olarak hep dillendirilir. Açın halinden anlamak, aç iken tüm zararlı besin ve hastalıklardan arınmak, yokluğu bilmek için en güzel aydır.

Bizde ramazan ayı, daha bir keyiflidir. Ben Muğla‘da da ramazanı geçirdim, memleketim Ağrı‘da da… En güzel keyfi bu ayda, bu şehirde (Ağrı) gördüm.

IMG_4470.jpg

Ezana beş dakika kala herkes tüm hazırlığı yapmış, imamın “Allah’u ekber, Allah’u ekber…” dediği anda eller omuz genişliğinde açılmış ve: “Allah’ım bize verdiğin tüm nimetler için sana şükürler olsun. N’olur, bu sofrayı herkese nasip eyle. Kimseyi aç, susuz bırakma,” dedikten sonra bir hurmayla orucu açar ve kaşıkları çorba tabağına daldırır. Fırından alınmış yumurtalı ve susamlı taze, çıtır çıtır pideden de bir parça kesildiğinde çıkan o enfes koku, bu ayın ne kadar bereketli ve huzurlu olduğunu anlatmaya yetiyor.

Kimisi yemekten sonra namaza geçer, çay içer… Kimisi de namazını kılar, sokağa, arkadaşlarının yanına atar kendini…

En güzeli işte iftardan sonra başlıyor. Hemen hemen herkes, sokaklara çıkınca, bir ellerinde çekirdek, bir kolunda arkadaşını alıp, koyu muhabbete dalarak geçirir vaktini. Şehrin tüm cadde ve sokaklarında muhabbet ederek çitler çekirdeğini…

Kahve köşeleri peki?

Hiç boş durmaz bu ayda. 30 gün boyunca, her akşam ve gece, kahveler tıklım tıklım dolar…IMG_4476

Semaver varsa, muhabbet var

Kahvehane işletenler, iftardan hemen sonra büyük semaverini kurup, küçük odunlarla ateşi verdikten sonra suyu kaynamaya bırakır. Ardından çayı demler ve müşteriler de o anda yavaş yavaş kaldırımlara dizilmiş sandalyelere oturmaya başlamıştır bile. Sesler yankılanmaya başlar, ” iki çay! Üç çay! Bu masaya 5 çay!…” diye.

Kahvehanelere gitmeyenler, kendi dükkanı veya evinin önünde küçük semaverini yakar, arkadaşlarıyla kurdukları küçük masanın etrafına toplanıp, limonlu çayını koyu muhabbetleriyle yudumlar. Çayın yanında her zaman limon bulunur. Olmazsa olmazlardandır. Kimi kahvehaneler, ramazan ayı boyunca çaya ve limona para öder.

IMG_4479.jpg

Muhabbet her zaman koyudur

Masada bir muhabbet açılır, kahvelerin gece kapanacağı saate kadar devam eder. Şehrin gündemi, çevre sorunları, istek ve öneriler, tarım işleri, hayvancılık, siyasi çalışmalar… gibi bir çok konuyu birkaç saatte konuşurlar; ama o güzel vaktin nasıl geçtiğini anlayamazlar bile. Çekirdek biter, koca semaverin içindeki kaynar su ve 6-7 defa demlenen demlikteki çay biter; ama o muhabbet, yolda eve giderken dahi devam eder.

Başka şehirden gelen öğrenci, memur, doktor… bu kültürü gördüklerinde önce şaşırır; daha sonra da keyif alarak uygulamaya başlar. Eğer çevreden bunu uygulayan yerli dostları varsa, gittiği yerde bıraktığı ortamını mutlaka özler, aynısını kendi şehrinde denemek ister.

İşte böyle güzel ve yıllardır kalıcı olan bir kültürü var bu şehrin… Buyrun siz de gelin, keyif alacaksınız.

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: