Röportaj / Söyleşi

İhraç edilen öğretmen Bayar: ‘Yaşamımı çaldılar’

Kanun Hükmünde Kararnameyle görevinden atılan ve öğrencilerine durumunu anlatamayan öğretmen Hülya Bayar‘a konuk oldum bu defa. Hülya öğretmenin tek isteği ise işine geri dönmek. Ayrıca görevinden atanlara da, ‘vicdanınız rahat mı?’ diye seslendi.

Geçen Pazartesi akşamı evden hazırladığı kurabiyeleri salı sabahı Gündoğan mahallesi sahiline getirmişti. Kendi elleriyle yaptığı kurabiyelere de, ‘Zencefilli KHK kurabiyeleri‘adını vererek, farklı bir eyleme imza attı.

29 Ekim 2016 Cumhuriyet Bayramında çıkarılan 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle çok sevdiği öğretmenlik mesleğinden atıldığını akşam saatlerinde öğrenen öğretmen Bayar, ihraç edildikten sonra sinemaya dahi gitmediğini anlattı. O güne kadar gittiği ve en çok sevdiği ‘Ekşi Elmalar‘ filmini de sonraki gün ki programından çıkarıp, bir daha sinemaya gitmemiş.

 

Muğla’nın Bodrum ilçesindeki Gündoğan mahallesinde bulunan Nafiz Ilıcakilkokulunda 2’inci sınıf öğrencilerine ders veren öğretmen Bayar, sorularımı cevaplarken gözyaşlarına hakim olamadı. Sözünü kesmeden soruları yönelttiğimde, neredeyse ikimiz de hüngür hüngür ağlayacaktık.

Öğretmenlik mesleğine nereden başladınız?

“9 Eylül 1994 yılında Bingöl’ün Genç ilçesinde başladım. 4 yıl Bingöl’de, 1998-2001 yılları arasında da, Kahramanmaraş’ta çalıştım. Görev süremin bitmesi ardından Bakanlığın açtığı bir sınavı kazanarak 5 yıl Fransa’da görevlendirildim. Orada da ‘Türkçe ve Türk Kültürü’ dersleri öğretmenliğini 5 yıl sürdürdüm. 2006’da görev sürem dolduktan sonra da, Türkiye’ye dönüp Gündoğan Nafiz Ilıcak İlkokulunda başladım. Aktif olarak 10 yıl çalıştım, 11’inci yılda da 29 Ekim 2016’da ihraç edildim.”

Kaç yıl oldu?

“22 yıllık öğretmenim. Asıl alanım Fransızca; ama hep sınıf öğretmeni olarak çalıştım. Çocukları sevdiğim için, bundan ayrılıp alan değiştirmek de istemedim.”

Kaç kardeşsiniz ve ne nerelisiniz?

“5 kardeşiz, aslen de Diyarbakırlıyım. 12 yıl önce eşimden ayrıldım. “

İhraç edildikten sonra neler değişti hayatınızda?

“İhraç benim hayatımı çok değiştirdi. Gözle görülür derecede değiştirdi. Ben altı buçuk yıl evvel meme kanseriydim. Kanseri atlattım; fakat ocak ayı kontrolünde bizim bu sosyal güvencemiz bitmeden kontrole gittim. Şimdi kemiklerime sıçramasıyla, kemik hastalığı bende 4 ayrı yerde görüldü. Dört hafta radyo terapi aldım. iki kemoterapi aldım, bunun yanında hormon terapi de alıyorum. Üçüncü terapiyi de Nisan’ın 10’unda alacağım. Kemikte ve dört yerde olduğu için doktorlar böyle bir tedaviyi uygun gördü. Kasım ayında ağrılarım arttı. Ben oturamıyorum ve nefes alamıyorum. Sosyal güvencem bitmeden, başka yere gönderin’ dedim.”

 

Pişmanlık duydunuz mu?

“Benim de yaşadıklarım insaniydi. Hiçbir şeyi ‘keşke yapmasaydım’ diye düşünmedim. Benim yaptıklarımı, arkadaşlarım da yaptı. İşte bu grevler, iş bırakmalar… Biz yasal olmayan hiçbir şey yapmadık. Genel merkezin aldığı kararları, hayata geçirdik. Geçirmeseydik kendimizi kötü hissederdik. Çünkü ülkede olup bitenlere karşı duyarsız yaşamak bize göre değil. Pişman değilim.”

İşinize ne derecede bağlısınız?

“22 yıl boyunca hiçbir gün ‘işe gidiyorum’ demedim. Hep ‘okula gidiyorum,’ demişimdir. Randevu için arayanlara da ‘okul çıkışı, okuldan sonra, okula gidiyorum’ derdim sürekli. Başka bir iş yapmayı bilmiyorum. 45 yaşındayım. Bedensel bir işi yapabilir miyim bilemiyorum. Ne kadarını kaldırırım?

Özel de olsa, aynı sınıfta çalıştığınız gibi çalışıyorsunuz. En ağırı da, onursuzca hiçbir şey yapmadık. Suçluyum diye de kendimi suçlamıyorum. Suçumuzu bilmiyoruz ki suçumuzu kanıtlayalım.”

“İhraç edenlerin vicdanı rahat mı?”

“İçimiz rahat, benim de içim rahat. Başımı rahat yastığa koyabiliyorum. Bizi bir gece yarısı ihraç edenlerin vicdanı acaba rahat mı ben onu merak ediyorum. Uyarı cezası, kınama, kademe durdurma, hiçbir şey almadım meslek hayatım boyunca. Ben işimi severek yaptım.”

İhraç edildiğinizi nasıl öğrendiniz ve neler hissettiniz?

“Bir gece yarısı, oturuyorum. Çalıştığım okulda 10 yıl boyunca bütün milli bayramların programlarını ben hazırlardım ve ben sunardım. 2016’nın 29 Ekim’inde gündüz Cumhuriyet bayramını sundum ve o gün sinemaya gittim. En son gittiğim film de: “Ekşi elmalar.” Ondan sonra sinemaya gitmedim.

Eve tek başımdayken, o gece yarısı kardeşim aradı. ‘Nasılsın?’ ‘İyiyim,’ diyorum. Israrla soruyor, ‘iyiyim bir şeyim yok’ diyorum. ‘Sana bir şey söyleyeceğim; ama heyecanlanma. İhraç edilmişsin. Bunu teyit ettir bana,’ dedi. Emin olamadığı için arıyor beni. Ben de temsilciyi aradım. ‘İhraç edilmişsin’ dedi. O gün 29 Ekim gecesini çok zor geçirdim.

Ertesi günü de devam ettim. Şubelerden arkadaşlar gelmişti. Diğer arkadaşlarım, ihraç edilenler de gelince, destek olamaya başladılar. Ama insan kendi başına kalınca, öyle olmuyor. Kolay olmuyor.”

 

Öğrencilerinize nasıl anlattınız?

“Üniversiteye giden genç bir kızın annesiyim. Her şeyden önemlisi öğrencilerime ne diyeceğim. Nasıl ayrılacağım okuldan. 31 Ekim 2016 sabahı okula gittim, arkadaşlarımla ve öğrencilerimle vedalaşmak için. ‘Hastayım, bir süre gelemeyeceğim,’ demeye çalıştım. Öyle hissettim. Şimdi okula gidemiyorum. Dört veya beş defa işim olduğu için gitmişimdir okula. Çocukları gördüğümde, içimdeki sevinç de öfke de büyüyor.

Sanıyorum ki,  o yarayı kaşıyorlar.

Öğrencilerim 6-7 yaş grubu. 2’inci sınıf öğrencilerini okutuyordum. Küçücük çocuklara nasıl anlatabilirim.”

Veliler ne dedi bu durum için?

“Velilerde duyanlar, ‘nasıl olur? Size çok güveniyoruz, sizden eminiz. Çocuklarımız sizden yararlandı. Bize de çok yol gösterdiniz’ dediler.

Benim bulunduğum mahallede aşağı yukarı 80 öğretmen var. Arkadaşlarımı tenzih ederek söylüyorum. Ne kadarı kayıt altına alındı da, ben ihraç edildim?

Açığa alınabilirdim, maaş kesim cezası alabilirdim, disipline gönderilebilirdim; bunların hiçbiri yok.

Bir anneye bunu izah etmek çok zor. Gelişimde annem hep kaygı içindedir. Bak bir şey olur, bu defa götürürler’ diye söylüyor.

Biri sorsun, ne yaptınız desin. Böyle bir gerekçe olabilir mi?

Birileri dediğine göre, efendim pozitif ayrımcılık yapıyormuşum. Kürt öğrencilere daha fazla zaman ayırıyormuşum. Bunlarla daha çok ilgi gösteriyormuşum.

Bize sene başında darbe broşürü dağıttılar. Benim çocuklarım 6-7 yaş grubu. Bu broşürleri çocuklara vermek istediler. Ben ‘vermeyeceğim müdür bey’ dedim; ‘ama sizden alıyorum, siz görevinizi yapmış olun’ dedim. Bu mu gerekçe? Bu da yok ortada.

Kime soracağım? Kimse yok. Bir tane terör örgütüyle organik bir bağım varsa, onu göstersinler? Sendikalı olmak teröristlik midir? Bu mücadele içinde olacağım. Başka türlü olamayacağıma göre.

Ses sestir, güç güçtür. Tek kişi dahi olsa. Kötü olan hiçbir şey yok. Bizim adımızı kim önerdiyse, kim ne dediyse bilemeyiz. Yurt dışına çıkamıyoruz.

Yeşil pasaportum dahi iptal edildi.”

Çocuklarınız ne iş yapıyor?

“Çocuğum Fransa’da bir okula başlayacak ve yasaktan dolayı çocuğumu götürüp yerleştiremeyeceğim. 21 yaşında bir kızım var. Üniversite 3’e gidiyor. İstanbul Üniversitesi’nde Mütercim Tercümanlık okuyor.”

Peki, ne yapacaksınız başka?

“Eylül’e kadar iade edilmezsem, başka işlere bakacağım. Zaten yaz tatillerinde çalışıyordum. Başka türlü geçim yapamıyorum. Bizim olmamız gereken yer başka yerler değil. Okulla başladık. Üniversite bittiği gibi okulda eğitimci hayatına başladım. Emekliye ayrılsam da emekli ve maaş alamıyoruz. Bizim yaşamımızı çaldılar.

Bize işlerimizi ve onurumuzu teslim edecekler.

Onurumu incittiler. Beden sağlığım geçer; ama incittiler gerçekten.

Kurabiye yapmaya başladım. Sembolik olarak düşünmüştüm, sonra geçimimi sağlamak için de düşündüm bir yerde. Ben pazarcı değilim ki, bağırarak satayım. Öylece oturuyorum, satamıyorum. Böyle öğrenmedim, bu işi yapmayı bilmiyorum.

Tanıyanlar, tanıdıkları için incitmeden geliyorlar. Bir yerden başlamak lazım. Belki başka kararnamelerle geri alırlar diye bekliyoruz.”

 

Okul dışında neler yapardınız?

“Normalde okuldan sonra sürekli beraber dışarı çıkar, sinemaya veya kafeye giderdik. Şimdi evime geliyorlar, beraber oturuyoruz, bana destek oluyorlar. 5 aydır sinemaya bile gitmiyorum artık.

Bazen kafamın karışıklığı sebebiyle uyuyamıyorum. Her gün haberlerde tutuklu ve gözaltılar var. Ben gözaltına ve adli idari işlemlerden geçmedim.”

Eğitim hayatınız nasıl başladı?

“İlkokuldan liseyi bitirene kadar Milas’taydık. Bir kardeşim öğretmen, bir kardeşim inşaat ustası, diğer kardeşim tesisatçı. Kız kardeşim de benimle birlikte yaşıyor.”

En sevdiğiniz film hangisi?

“En sevdiğim film, ‘Ekşi Elmalar’ı isteyerek izlemiştim. Bir gün sonrasında da gidecektim aynı filme. Ama ihraç edildiğim için gitmedim. Sayfayı o gün kapattım.”

 

En sevdiğiniz kitap?

“En çok ‘Fyodor Dostoyevski‘nin Suç ve Ceza’ kitabını ve ‘Mitka Gribceva’nın Seni Halk Adına Ölüme Mahkûm ediyorum’ adlı kitaplarını seviyorum. Defalarca okudum bunları.”

En sevdiğiniz müzik grubu peki?

“Grup Abdal, Grup Yorum dinlerim.

Zaten biz Muhlis Akarsu, Arif Sağ, Sabahat Akkiraz’dan başka kimse dinlemezdik. Ayrıca gençlik yıllarımızda Ahmet kaya, grup Kızılırmak, Zülfü Livaneli dinlerdik.”

Boş vaktinizi nasıl değerlendirirdiniz?

“Dışarıda yemek yerdik boş vakitlerimde. Yemek, kahvaltı için sözleşirdik. Dolu dolu geçerdi. Şimdi hayvanlarla uğraşıyorum, evde takılıyorum.”

Hangi dilleri biliyorsunuz?

“Fransızca biliyorum. Başka dil bilmiyorum.”

Neler olsun istersiniz?

“Tek istediğim, adil düzene geçilsin. Biz artık işlerimize iade edilelim. Hakkımız verilerek iade edilelim. Gerçekten kötü yönetiliyoruz. Lütfen her şey yoluna girsin. Lütfen çocukların gözlerine baksınlar. Savaşı da, barışı da, kederi de çocukların gözlerinde görebilirler. Eğer işlerimizden bizi atmasalardı, biz bu işlerimize devam edecektik.”

Biraz hüzünlü, biraz da gülerek anlatan Hülya Öğretmen, 5 ay önce yaşadığı geceyi tekrar yaşıyormuş gibi anlattı. Gözyaşlarını gizlemeye çalışsa da, ses tonu her şeyi gösteriyordu.

Hadi bakalım, başkanlık çalışmanız nasıl gidiyor?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: