Genel

Gazeteciliğin yavşaklık hali

Bugün 18 Mayıs

Evdeydim. Çıkmak istemedim, birazcık evde bloğumla ve kitaplarımla takılmak istedim.

Dün gece geç vakitlere kadar bloğumla uğraştığım için, sabah 9’da uyandığımda kendimi toparlamam zor oldu.

Neyse. Gelelim gazeteciliğin son hali olan, yavşaklık haline…

Gazetecilikte temel kural, insanları tanımaktır,” derdi hocam. Mesleğin temel şartıdır bu. Artık iş hayatında başvuru yaptığınızda, bazı temel sorular sorarlar, insanlarla ne kadar iç içe olduğunuzu anlamaya çalışırlar.

Bu hasta sonu ehliyet sınavım olduğundan, iki güç gündür gündemden uzak kalmaya başladım, son gündem konusu Oğuz Güven’in ihbar gibi tutuklanması.

İş Başvurusunda şu olur bazen:

“Haber yazmayı biliyor musun?”

“Biraz” bir nebze işe yarar, öğrenirsin.

“Ehliyetin var mı?”

“Yok.”

“O zaman seninle çalışamayız.”

Sektörün geldiği durum bu! Gazetecilik alanında, etik ahlak kurallarını bilmezsen, gazetecilik yapabilirsin; ama bilir de ehliyetin yoksa, gazetecilik, muhabirlik yapamıyorsun.

Bir de nerede çalıştığını sorarlar, hiç çalışmadıysan şansın yok. Peki, nasıl tecrübe kazanacak bu genç muhabirimiz?

Gazeteciliğin yavşak hali

Gazetecilik, Türkiye’de son halini aldı: Yavşaklık

Omurgası olmayan hayvanları bildiniz mi?

“Süngerler, sölenterler, solucanlar, Yumuşakçalar, eklem bacaklılar, derisi dikenliler…”

Bu hayvanlar, istediği yöne eğiliyor, istediği gibi doğruluyor. Yani istediği eli öpüyorken,  istediklerini verebiliyorlar.

“Ne istediniz de vermedik.”

Bizim “yavşak” ve diğer ismiyle “liboş” diye tabir ettiğimiz gazeteci tayfası, eskisiyle ve yenisiyle, omurgasız hayvanlar gibi. İstedikleri gibi eğilip bükülürken, istedikleri eli öperek yazıyorlar. Yani kalemlerine jeton atıyorsunuz, onlar da jetonun miktarına göre yazıyor.

Son haliyle, 158 gazeteci demir parmaklıklar ardında. Son içeri alınan cumhuriyet.com.tr’nin Genel Yayın Yönetmeni Oğuz Güven oldu.

Sebep de şu. Cumhuriyet.com.tr’nin “İlk FETÖ iddianamesini hazırlayan Başsavcı Mustafa Alper’i kamyon biçti.” diye bir haber twiti atıldı, ardından düzeltildi tabii.

Ardından posta gazetesi yazarı Nedim Şener ise, twiti alıntılayıp: “Sevgili Orhan Erinç büyüğümüz, şu başlığı atan hayvanı Cumhuriyet çatısı altında tutmayın.” şeklinde yazmıştı.

Ardından Güven’in gözaltına alındığını ve Güven: “Gözaltına alınıyorum,” şeklinde bir twiti paylaşıldı. Kendi hesabından yazmıştı. Bir süre sonra Başsavcı iddianameyi hazırlayıp, Oğuz Güven‘in tutuklanma talebini verdi.

Yani kastettiğimiz gazeteciliğin yavşaklık hali, işte buna bir örnek sanırım…

“Muhabir, haberin fotoğraf, yazı, ses, video ile derler, kanıtlar, gerçeği yansıtarak kamuoyuna sunar; muhabir, muhbir değildir. Olamaz!”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: