Genel

Dışa bağımlı ülke

Türkiye, yıllardır her şeyiyle zengin, farklılığı olan bir ülke. Uluslar arası alanda dahi, her şeyiyle iyi olabilme konumuna sahip; lâkin bu durumun önünü kesmeye çalışan dış güçler var.

Amerika Birleşik Devletleri(ABD), İngiltere, İsrail, Fransa, Rusya, her zaman belirli sayılı ülkeler olmak istiyor. Özellikle ABD, ‘en büyük ben olmalıyım,’ stratejisi yürütüyor. Bu sayede diğer ülkelere soğuk veya sıcak savaş açacak güce sahip.

Mesela, iyi yetiştirdikleri ajanları, ülkelerinde belirli bir iş imkânı dahilinde başka ülkelere sürüyorlar. Oradaki ajanlar, diğer ülkelerin potansiyelini ölçüyor, bulundukları yerler hakkında en temel ve yıkıcı bilgileri alarak ABD’ye yani kendi ülkelerine gönderiyor. Sonra ikinci emirle de, ülkeyi iç savaşa sürükleyecek adımlar atılıyor.

Osmanlı döneminde dahi mevcuttu bu. Osmanlı Devleti, gücünü elde edebilmek adına ‘istihbarat’ ekibini kurdu. Güçlenmeye başladı.

Atatürk döneminde dahi bu tür bilgi akışı sağlanıyordu.

İskilipli Atıf Hoca, Şeyh Said gibi din alimleri, dış güçlere bu şekilde bilgi akışı sağladı. Ve iç karışıklık sürekli bundan dolayı çıktı. Sürekli Türkiye’nin en temel niteliği olan Din, Dil, Irk bazında yıkma peşine düşüler. Türkiye ise, her seferinde yeniden kenetlendi. Sürekli türlü türlü bahaneler ürettiler, türlü planlar yaratıp halkı en küçük yapı taşına indirdiler.

Bu ülkede çocukların dahi aklına sokulan ırksal ayrımcılık, herkesin gözüne çarpıyor.

Hiç kimse ırksal yaklaşım ve ön yargılar içine düşmezken, şimdi ilk sorduğu sorular ve tanımak için ilk yaklaşımlardan biri haline geldi. Bunun çözülmesi, bu derecede zor…

Diğer hassas nokta ise;

Eğitim, sağlık, ekonomidir. Bu üç çember, ülkenin kalkınmasında temel yapı taşıdır. Ülkenin ilk sırada ekonomisi iyi olmalıdır. Sonra sağlık ve daha sonra eğitimin yüksek seviyede olması gerekir.

Peki, bunların oranı ne? Neredeyse yüzde 40. Ekonomi çöküşe gidiyor, araştırma şirketleri Türkiye’nin ekonomik notunu git gide düşürüyor. Çünkü halkın refahı oldukça düşük, halk mutsuz, asgari ücret yetmiyor, normal bir aile ek işler yapmak zorunda kalıyor. Ama olsun Başbakanı Binali Yıldırım, ‘2017’de Ekonomi şaha kalkacak’ demişti.

Sağlıkta hâlâ ilerleme kaydedemedik. Sağlıkta sürekli yeni hastane açılıyor, sürekli bir şeyler yenilenmiş gözüyle seçimler yaklaştıkça millete sunuluyor. Hastanenin teknik donanımı zayıf olmakla beraber, ya doktor eksiktir ya da hemşireler işi bilmez. Bir şehre bir hastane yapılıyor hastane işer yaramıyor, ‘size tam donanımlı bir hastane açacağız’ deyip yenisini halktan aldıkları yüksek vergiyle yapıyorlar, yetmiyor bir yenisini daha…

Eğitim deseniz, hiç konuşulacak tarafı kalmamış.

15 Temmuz darbe girişimi yaşandı diye, 6-7 yaş grubu öğrencilerine darbe girişimi gecesi reklam kitaplarını dağıttılar. O küçücük çocuklara vermeleri gereken çağdaş eğitim yerine, şiddeti, kötülüğü, kanı, silahı aşılıyorlar. Kitap vermezler, Felsefe, Psikoloji, Coğrafya, İnkılap Tarihi… öğretmezler, bu kitapları ücretsiz vermezler; kendi reklamlarını yaparcasına gidip darbe kitaplarını dağıtırlar.

Sonra muhabirin biri karne gününde bir okulu gezerken, ‘sen ne olmak istiyorsun?’ diye sorduğunda, ‘ben Cumhurbaşkanı olmak istiyorum. Darbeciler yüzünden bir sürü sorun yaşıyoruz, bu yüzden idam getireceğim. Anayasalar geriye dönmüyormuş; ama ben geriye döndüreceğim,’ desin.

Şimdiden çocuklarımızın aklına giren fikirlere bakar mısınız? “Doktor olacağım, öğretmen olacağım, avukat olacağım, polis olacağım…” diyen çocuklarımız nerede?

Ülke sürekli bu karmaşanın içine sürüklenip, televizyonlar sadece tek ağza baktığı için, ne yazık ki çocuklarımız da bunları görerek, böyle yetişiyor. Artık okulda neler öğretiliyor, bilinmez.

Dış güçlere gelince…

İçimizden de hâlâ dış güçlere çalışan siyasetçi çok. Ülke yönetiminde parmağı olan ve dış güçlere hizmet edenlerin bazıları, ülkenin böylelikle sorgulayan, okuyan, düşünen, bilinçli olmasından değil; tam tersine olanı kabullenen, tek parti rejimine ve tek adamlık yönetimine dayatılan bir yaşama sürükleniyor. Dış güçlerin istediği de bu.

ABD, en büyük olma peşinde,

İsrail, Suriye’yi topraklarına katma peşinde,

İngiltere ise Ortadoğu planlarını ABD ile müzakereli paylaşma peşinde, ki Ortadoğu istihbaratını da İngiltere’ye sormak gerek, onlar iyi biliyor;

Fransa da bir payına giriyor bir şekilde.

Rusya ile bir tartışma yaratıldı, sözde tabii ki, sonra bir gündem yaratıldı, doğalgaz kesilecek de, bizimkiler de minnet eylemem havasında ‘tezek yakarız’ edebiyatı yaparak, işin içinden sıyrılmaya başladı. Ne oldu, bir mektupla anlaşıldı, bir görüşmeyle tokalaşılıp, tatlıya bağlandı olay. Herhalde toplantıda da tezek yakıp ısındılar, kim bilir!

Türkiye? Türkiye bunun neresinde?

Tek parti olabilmek, tek rejime girebilmek için mültecileri aldı, iş imkânı ve okul verdi, burs verdi oylarını aldı.

Geçen referandumda oylar çalındıysa da, koskoca Yüksek Seçim Kurumu (YSK), ‘evet, çaldık. Hele bir sorun niye çaldık’ demeye getirdi. Çaldılar, çünkü tek rejim için hepsinin de ipleri tek adama çoktan bağlanmıştı bile. İplerini başkasına verdiler.

Kim bu iplerini verenler;

Emniyet, asker, adalet, yargı, milli eğitim, sağlık, aile ve sosyal politika, iletişim operatörleri, gazete ve kanallar, turizm şirketleri, üniversiteler… gibi bir çok devlet kurumu; tek kişinin avuçları arasında. Hepsi de her türlü muhalif baskıyı yaşatıyor.

O zaman geriye, Fethullah Gülen’in çöküşü gibi, bir çöküş mü gerekiyor? Yerine gelen daha mı acımasız olacak?

Bu defa yeni gelecek kişiler, evimizi mi alacaklar? Doğru ya, kayyım/kayyum var. Bir atama ile hatta liboş medyamızın dediği gibi, ‘görevlendirme’ yaparak tapumuza otururlar.

Tek çare, Demokrasi ve bağımsız olmakta.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: