Genel

Boş belediye

Tarih: 2 Mart

Ağrı Belediyesine Kayyum atama kararı verildi. Aslında karar, süreç bittiğinde başlamıştı.Uygulama tarihidir 2 Mart…

Kanun Hükmünde Kararnamenin, İçişleri Bakanlığı emriyle Kayyum, artık devlet tarafından yasal hale geldi.

Ağrı Valisi Musa Işın, belediye koltuğuna oturdu, medya olayı çok renkli işledi. Olabilir tabii ki. Onların işi, renkli ve destekli habercilik.

Ve Vali Işın, “Boş belediyeyi devraldık,” dedi. Ben de ‘o boş belediyeyi yazayım,’ dedim.  Bakalım ne kadar boşmuş.

Tarih: 30 Mart 2014

Gün: Ağrı için soğuk; ama ülke gündemi oldukça sıcak.

Özel gün: Yerel seçimler…

Adalet ve Kalkınma Partisi(AKP), yıllarca belediye reisliği yapan; faaliyette sadece yapmış gibi görünen  Hasan Arslan’ı tekrar aday gösterdi. Halk da uyanık ya, kabul etmedi. Herkesin meydanda söylediği o söz vardı, ‘Dizo Heso (Hırsız Hasan). Ben değil, halk söylüyordu yıllarca. “Maldan çalıp, faaliyet gösteriyor,” diyorlardı.

Sen bu adamı bir daha aday gösterirsen, baştan kaybettin demektir. Ki, öyle de oldu.

Gelelim rakibe…

Muşlu ve uzun süre Milletvekilliği yapmış, meclis görmüş, siyasi kavgalara girmiş, hapis yatmış; anlayacağınız Hasan beyimizin göremeyeceği şeyleri görmüş bir rakip çıktı. Hatta rakibi, gazetecilik dahi yapmış vakti zamanında…

İsmi açıklamaya vakit var daha…

Seçimlerde noksanlık olduğunu, seçimlerin tekrarlanmasını istediler. Ve YSK(Yüksek Seçim Kurulu) kabul ederek, uzun süren itirazlı seçimi, mart ayından, hazirana kaydırdı.

Ve seçim çalışmaları elbette sürdü.

Bunu herkes biliyor artık.

Ağrı’da haziran seçimlerinden sonra Demokratik Bölgelere Partisi(DBP)’nin aldığı 23 bin 233 sayılı oyla yüzde 51’lik oran,  AKP’nin de 20 bin 690 oyla yüzde 45,4 oran sonucuyla, DBP bu seçimde, 3 binden fazla fark attı.

Halk seçti, kimsenin karışma hakkı var mı?

E mademki halkın isteği bu değildi, neden Muşlu bir adamı istesin ki?

Belediye eğer teröre destek veriyorsa, bunun kanıtı vardır; yıllarca gösteremediler.

Gelelim seçimlerin tekrarlanmasına.

Sonuç:

DBP, 20 bin 551 oy ve yüzde 45.91’le,  AKP ise 20 bin 350 ile yüzde 45,47 oranla yine fark atmış oldu. Yani fark 3 binden, 201’e düştü. Bir daha tekrarlasalar, herhalde berabere olurlar.

Bu sefer de seçimi tekrar edecek yüzleri kalmadı, sonuç kabul edildi. Tabii itiraz edildi, sandığa PKK zoruyla gidiliyor denildi.

Bunca insanı, bunca bölgeyi PKK tehdit edecekse ve işe yarıyorsa, gitsin Tokat’ı, Samsun’u da ikna etsin? Hatta İzmir’e niye gitmiyor bu PKK kardeşim? Bırakın bu işleri…

Faaliyetlere geldiğimizde de, her şey görüntüde…

 

Koltuğa oturan Muşlu Belediye Başkanı, AKP döneminde kalma sürüyle bankamatik işçisinin olduğunu tespit ettiğini açıklamıştı. Evde koltukta kahve keyfiyle, bankamatikte para çekmece işiyle çalışıyorlardı, hepsi belediyeden atıldı.

Kahve köşelerinde oturan, iş yapmayan bazı işçiler, atıldı.

Belediye dahil tüm yolcu otobüslerinde, suratsız ve tacizci muavinler vardı, akıllı bilet getirildi, muavinler ortadan kaldırıldı.

Özel firma otobüsleri ve belediye otobüsleri, sürekli trafikte birbirini eziyor, yolcu alabilmek için neredeyse yolcuyu eziyordu, onları uzlaştırdı, ortadan kaldırdı.

Yeni 4 adet büyük ve konforlu yolcu otobüsü getirdi,

Çöpler kokuyor diye, yer altı çöp konteyner yaptı, (Gerçi hâlâ çöpleri, çöp kovasına atmasını öğretemedik bu halka, o ayrı bir mesele)

Kurban bayramındaki rezillik sebebiyle, temiz ve teknik donanıma sahip mezbahana yaptılar,

Çarşı merkezindeki ara sokakların tek yönlü olmasına rağmen, hâlâ ehliyetini bakkaldan alanların caddeyi çift yönlü kullanması sebebiyle, caddenin girişine kapan konuldu. İşe yaramadı, sürücülerin ehliyetlerini bakkaldan almasından dolayı, tüm lastikler yere indi. Çareyi, yine ara sokakları daraltmakta buldu bu adam… “Şimdi işe yaradı işte,” dedik.

Ana yollara sıcak asfalt döküldü(tabii rantçılar, ‘devletimiz yaptı,’ dedi. Bir süre sonra da, ‘Kara yolları devletin mi, belediyenin mi?’ diye tartışmalar başladı şehirde… Devlet destek vermek zorunda kardeşim, rant çevirmeyin, halka sunun bunları. Halk için yapın, reklam için değil. O bazılarına cevabım, “Kağızman caddesindeki asfalt için teşekkürler başkan.”)

Yeni hal pazarı inşa ediliyordu en son…

Şehir merkezinde yoğunluğu azaltmak, trafiği serinletmek için… İyi bir fikirdi.

Kültür Sanat Caddesi kötüydü, değişti; ama plana uymadı. “Değiştirilecek” denildi. Esnaf orada kan ağladı, ha bire sorun çıktı. Anladık, sorun vardı, ama e bekleyin azıcık kardeşim. Ne zaman yapılacak başka?

Kupkıran ile şehir merkezine gidebilmek için, dereyi geçebilmek gerekirdi. 12 yıllık AKP iktidarında, o köprü hep tahta köprü olarak kaldı. Yıkıldı yıkılacak; ama kış mevsiminde, karın yoğun etki ettiği ve buzlanmanın da var olduğu o köprü, yıllarca Hasan beyimizin gözüne gelmemiş belli ki.

Aslında alışmak lazım, Ağrılı İbrahim Çeçen, İstanbul’a gidip, 3. Köprü olan Yavuz Sultan Selim Köprüsünü açtırdı, masrafları da dâhil.(Tabii o da yine millete patladı, “geçsem ayrı dert, geçmesem ayrı dert” oldu.)

Muşlu bir belediye reisi, Kupkıran’daki tahta köprüyü kaldırdı, yerine yepyeni bir köprü yaptı, ışıklandırdı ve halkın hizmetine sundu.

Evet, vergilerimiz ile yaptı; görevi tabii ki.

Belediye hizmet binasını da yeniledi, işleri farklı işlemesini sağladı. Gelen giden bazı halk kesimi, belediyeyi biraz farklı sahiplendi aslında; bu iyi değildi. Olayı siyasiye dökmek istediler; ama yönetim buna izin vermedi. Yine de iktidar gazabından kurtulamadılar.

Demem o ki, ‘salla başını, al maaşını‘ devrimi geri geldi.

Hayırlı olsun yeni belediyeniz…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: